<?xml version='1.0' encoding='ISO-8859-9'?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="rss.xsl" ?>
<?xml-stylesheet type="text/css" href="rss.css" ?>
 
<rss version='2.0' xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule">
<channel>
<title>Bulgaristan Göçmenleri&#39;nin Sesi</title>
<link>http://www.bgsohbet.net</link>
<description>Türkiyede Ve Dünyanın bir Çok Ülkesinde yaşantısını sürdürmekte olan Bulgaristan Göçmenleri nin Paylaşım ve kaynaşmasını Amaçlayan Sitede Forum, Sohbet, Video, Muzik, Makale gibi Bölümler bulunuyor</description>
<generator>MKP Multi RSS 2.5 by Neuroitc (www.neuroitc.net)</generator>
<language>tr</language>
<copyright>Bgsohbet.Net</copyright>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license> 
<webMaster>hazret@gmail.com</webMaster>
      <image>
         <title>Bulgaristan Göçmenleri&#39;nin Sesi</title>
         <link>http://www.bgsohbet.net</link>
         <url>http://bgsohbet.net/reklam/reklambanner.jpg</url>
         <width></width> 
		 <height></height>
		<description>http://www.bgsohbet.net</description> 
      </image>
<item>
<title>Burgas ile Türkiye arasındaki yol yenilenecek. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 09 Mar 2010 17:06:02 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=335</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=335</link>
<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 17:06:02 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Burgas ile Türkiye arasında yer alan yolun iki yıl içinde tamir edilerek yenileneceği açıklandı. Meclis Ulaştırma Komisyonu Başkanı İvan Vılkov, Burgas &ndash; Malko Tırnovo &ndash; Türkiye sınırı uluslar arası yolun tamamen yenileneceğini söyledi. Bu konuda iki şirket ile anlaşma imzalandığını belirten Vılkov, yolun toplam uzunluğunun 61,8 kilometre olacağını, onarıma anlaşmadaki bazı eksiklerin tamamlanmasının ardından gelecek aydan itibaren başlanacağını belirtti. Yolun tamirinin iki yıl içinde tamamlanması ve 1,2 milyon levaya mal olması bekleniyor. Birkaç gün önce Burgas - Malko Tırnovo yolu üzerinde toprak kayması yaşandı. Bu nedenle geçişler alternatif yollardan sağlanıyor. Vılkov, sorunlu bölgenin Yol Altyapı Ajansı’nın Acil Programı’na dahil edildiğini söyledi.Kaynak:Zaman Bulgaria</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Makedonya vatandaşlarına Bulgaristan vizesi kalktı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 09 Mar 2010 17:03:13 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=334</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=334</link>
<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 17:03:13 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Makedonya, Sırbistan ve Karadağ vatandaşları için Bulgaristan'a vize alma mecburiyeti 19 Aralık'ta sona eriyor.Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Makedonya, Sırbistan ve Karadağ vatandaları 6 ay içinde 90 gün süre ile vizesiz olarak Bulgaristan'da kalabilecek. Makedonya, Sırbistan ve Karadağ vatandaşlarından eski tip pasaporta sahip olan kişilerin vize mecburiyeti ise devam edecek. Vize muafiyeti, Sırbistan Koordinasyon Merkezi'nden verilen pasaport sahipleri için geçerli olmayacak. Bu ülke vatandaşları belirtilen süreden daha uzun süre Bulgaristan'da kalmak istemeleri durumunda vize başvurusunda bulunmaları gerekecek. 			 			 			 				 					 						 						 						 					 				 			 			 				 				 					 						 						Kaynak:Zaman Bulgaria</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Balkan Türkleri Gebze\'de 8 Mart\'ı Kutladı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 07 Mar 2010 19:06:01 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=333</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=333</link>
<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:06:01 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Gebze-Darıca Balkan Türkleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir gece tertipledi. 06 Mart 2010 Cumartesi günü Eskihisar Old-Castle Hotel’de 19.00-24.00 saatleri arasında düzenlenen ve Dernek Başkanları Rıfat Yakuboğlu- Raim Madenci’nin ev sahipliğinde gerçekleşen geceye Rumeli Balkan Federasyonu Genel Başkanı Süheyl Çobanoğlu, MHP MYK Üyesi Lütfü Türkkan, Balkan-Rumeli Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Özcan Pehlivanoğlu,, Bulgaristan’ın İstanbul Konsolosu Kosta Koev ve konsolos yetkilileri, Darıca Milli Eğitim Müdürü Ali Öztosun, Şekerpınar Eski Belediye Başkanı Ali Sönmez, Gebze Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Basri Efendi ile MHP’li Meclis Üyesi Hasan Hacıoğlu, civar illerden Balkan Türkleri dernekleri başkan ve yönetim kurulu üyeleri, konuk olarak Bulgaristan Kırcaali HÖH ilçe Başkan Yardımcısı Niyazi Şakir, Güzelle Mahallesi Muhtarı Mümin Yılmaz ile çok sayıda davetli ve dernek üyesi katıldılar.  YAKUBOĞLU: “ BİZ OSMANLI’NIN TORUNLARI BALKAN TÜRKLERİYİZ!”  Gecede açılış konuşmasını yapan Gebze-Darıca Balkan Türkleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği Başkanı Rıfat Yakuboğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bir etkinlikle kutladıklarını belirterek sırası gelmişken Balkan Türklerinin kimler olduğunu hatırlatmak istediklerini söyledi. Yakuboğlu, Bulgaristan Türkleri söz konusu olduğunda zaman zaman yanlış ve üzücü telafuzlar gerçekleştirildiğini belirterek Balkan Türkleri’nin kimler ve Balkanlara nasıl yerleştikleri hususunda aydınlatıcı bir açıklama yaptı.  Yakuboğlu şunları söyledi: “ Biz 1354 yılından itibaren Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun Trakya ve Balkanları Fethetmesiyle birlikte Anadolu’dan rasgele değil, yedi-göbek Türk Aileler arasından özenle seçilerek oralara yerleştirdiği Evlad-ı Fatihanız. Biz 1877-1878’de Doksan üç harbi denilen, savaşta Plevne Müdafaasının Komutanı Büyük Gazi Osman Paşa’nın yolunda O’nun azim ve kararlığında olduğumuzu defalarca ispat etmiş olan Balkan Türkleriyiz. Biz 1913’DE Anadolu’daki mücadeleden önce, balkanlardaki çetelere karşı kurulan milli mücadeleye Kuvayı Milliye ismini ilk duyuran Batı Trakya Türkleriyiz. Biz 1913 yılında Anadolu’da yedi bin yıllık Türk tarihinde ilk Muhtar Türk Cumhuriyeti olan Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kuran istiklal aşığı Türk Cumhuriyetçilerin torunlarıyız. Yine 1914’te Batılı Emperyalistlere karşı ilan edilen “Cihad- ekber”’de Rodoplardan koşup bu mücadelede onbinlerce şehit veren Rodop Türkleriyiz ve Tuna Türkleriyiz. Biz 1919’da 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasıyla başlayan ve 24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması ile bütün dünyada kadar geçen sürede görev yapan üst düzey komutanlarının yüzde 70’nin doğum yerleri ile övünen Rumeli Türkleriyiz.. Biz 1984 yılında Bulgaristan’da komünist rejimin isim değiştirme ve tüm zulümlerine karşı her türlü hakkımızı savunmak için mücadele eden ve bu uğurda dinini, dilini değiştirmemek için canlarını dahi veren Bulgaristan Türkleriyiz. Nihayet biz, 1989 Anavatan’a gelip yerleştikten sonra, kimseden bir şey dilenmeden, çalışkan, üretken Türkiye’mizin tüm yasalarına sadakatla bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana olan Türkoğlu Türkleriz ” dedi. Başkan Yakuboğlu, dernek çalışmaları hakkında da bilgi vererek, derneklerinin her türlü sosyal alanın içinde yoğunlukta var olduğunu ve genel merkezlerinin İstanbul olduğunu söyledi. Daha sonra sahneye çıkan sanatçılar, Rumeli ve Balkan Türkülerinden oluşan repertuarlarını söylediler. Balkan Türkleri Derneği Çocuk korosu ise nefis bir gösteri sundu. Miniklerin güzel hareketleri geceye katılanları coşturdu ve minikler büyük bir alkışı hak ettiler. Çekilişlerin de yapıldığı Gecede ünlü sanatçı Ege’de sahne alarak geceye katılanlara güzel anlar ve dakikalar yaşattı. Gece güzel bir atmosfer içinde son buldu. Kaynak:kırcaalihaber </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Yunanistan adaları çaktırmadan satmış. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 07 Mar 2010 12:46:26 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=332</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=332</link>
<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:46:26 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Yunanistan'ın iflastan kurtulması için Almanlar'ın 'adaları satın' önerisi, uzun yıllardan bu yana saklanan bir sırrı ortaya çıkardı. Adaları alanlar arasında her milletten zengin var. Adaların fiyatları ise şöyle:Almanya’da iktidarda bulunan Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi ile koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti’nin bazı üyeleri tarafından gündeme getirilen, Yunanistan’ın borçlarını ödeyebilmesi için adalarını satması önerisi, gerçekte uzun yıllardan bu yana uygulandığı ortaya çıktı. Ege’de Yunanistan’a ait adaların yabancılara satıldığı anlaşıldı. Yunan basın-yayın organlarında çıkan haberlere göre, Arap zenginler, Kıbrıs, İngiliz ve Alman yatırım şirketleri, Hollywood yıldızları Yunan adalarını satın almaya ilgi gösterdi. CB Richard Ellis adlı uluslararası emlak şirketinin verilerine göre, son dönemde en az 4 ada el değiştirdi. Bilgilere göre Doko adasının değeri 180 milyon Euro olarak hesaplandı. Kıbrıs Rum şirketlerinin, turistik amaçlı değerlendirmek üzere bazı adaların satın alınmasıyla yakından ilgilendiği belirtiliyor. Drimos adacığını ise bir grup İngiliz satın almaya çalışıyor. 800 dönümlük Kithros adacığının ise satıldığı belirtiliyor. Korint Körfezi’ndeki bir adacığın 2 milyon Euro’ya satıldığı, bir ikincisinin ise daha ucuz olduğu kaydediliyor. Alman ve İngilizler’in Ege’de Velopula ve önemli turistik adalardan Santorini’nin karşısındaki Asproneri’yle değeri 10 milyon Euro üzerinden ilgilendikleri kaydediliyor. EN UCUZU 1.2 MİLYON EURO 1975’ten bu yana 2 binden fazla ada satan Alman vatandaşı Ferhat Vladi, elinde 5 tane satılık Yunan adası olduğu belirtti. En ucuzu Corinth Körfezi’ne 1.5 mil açıkta bulunan ve 1 hektarlık yüzölçümüne sahip olan adaya biçilen fiyat 1.2 milyon Euro. Adaların maliyetini belirleyen farklı etmenler var. Elbette adanın büyüklüğü önemli bir faktör. Ancak adanın bulunduğu yer de en az büyüklüğü kadar önemli. Adalarda yaşamada karşılaşacak en önemli sorun tatlı su.     Kaynak:Milliyet</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Avrupa, borç batağına saplandı (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 07 Mar 2010 00:23:30 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=331</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=331</link>
<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 00:23:30 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Yunanistan, İspanya ve Portekiz’de meydana gelen ekonomik güçlükler Avrupa’daki durumu gözler önüne serdi. Ekonomileri kurtarmak isteyen hükümetler kamu borçlarını bir hayli artırdı. Bunun sonucu olarak bazı ülkelerde iş kontrolden çıktı. 				 			 			 				Küresel krizin hafiflemeye başladığı dönemde Yunanistan, İspanya ve Portekiz’de meydana gelen darboğaz, Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu açmazı gözler önüne serdi. Hükümetler batmakta olan ekonomiyi kurtarmak isterken, kamu borçlarının milli hasılaya oranı yüzde 70’ten yüzde 100’e kadar çıktı. Buna bir de ortalama yüzde 4’ü bulan küçülme eklenince işsizlik yüzde 10’lara dayandı.Krizin arifesinde Avrupa halkı, ABD’ninkine benzer bir şekilde tam bir borç batağı içinde yüzüyordu. Euro alanında hane halkının yükümlülüklerinin Gayra Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı yüzde 60’ları aşmıştı. İpotekli konut kredilerinin (mortgage) GSYİH’ya oranı ise İngiltere’de yüzde 85, ABD’de yüzde 75, AB-25’te ise tam yüzde 47 kadardı. Batmakta olan ekonomiyi kurtarmak için AB kesenin ağzını açmasına açtı da, zaten krizden önce de durum vahim olduğundan, iş kontrolden çıktı. Dünyada hükümetlerin borçlarının GSYİH’ya oranında işin ucu kaçmış durumda. Japonya listenin açık ara başında. GSYİH’ya oranı yüzde 200’ü aşmış ve aslında kartopunun büyümesi bir hayli hızlanmış durumda. Japonya, tarihte eşi emsali görülmemiş bir borç batağında bulunuyor. Avrupa’nın kamu borçlarının GSYİH’ya oranı ise yüzde 65-70 bandından kriz ortamında yüzde 100 bandına çıktı. İspanya ve Portekiz zincirin şu sıralarda en zayıf halkası. Bunun arkasında özel kesimi ve bilhassa bankacılık sektörünü kurtarmak için verilen büyük bütçe açıkları var. Avrupa’da asıl endişe edilmesi gereken birkaç durum şöyle: Birincisi büyük harcamalara rağmen, 2009 yılında Euro bölgesinin küçülmesi tahminen yüzde 4’e yakın çıkacak. Bu oran Doğu Avrupa’da yüzde 6’yı bulacak. Euro bölgesi zaten 2008 yılının ikinci çeyreğinden beri beş çeyrektir artan oranlarda küçülüyor. Devletlerin daha fazla yardımda bulunması mümkün değil. Avrupa’da sanayi üretimindeki kayıp 2008’in son ve 2009’un ilk çeyreğinde tam yüzde 30 civarında gerçekleşti. Nüfus yaşlandı, şirketleri devralacak nesil yetişmiyor Avrupa’nın yüzde 10’a çıkan işsizliğine işaret ederken vahim bir demografik gerçeği de ihmal etmemek gerek. Avrupa yaşlı bir nüfus. Çalışma çağındaki nüfus çok azalmış durumda. İşsizlik buna rağmen yüksek. Var olan gençler yabancıların. Latin Amerika, Ortadoğu-Kuzey Afrika, Asyalı gençlerden oluşuyor. Ortalama şirket ömrü beş yıldır. Avrupa’da bunların hemen hemen hiçbiri yok. Avrupa’da artık şirketin sahibi ölünce, arkada şirketi devralacak kimseler kalmıyor. Bu ‘yeni bir trend’. Bencil bir ömür için çocuk yapmayı reddetti. Şimdi doğum yardımlarına rağmen insan artık evine dönmüyor. Bu yapıda Avrupa’nın verimlilik devrimine devam etmesi imkânsız. Ar-Ge, inovasyon ve tasarım genç ve dinamik bir nüfusla yapılır. Dahası bunu tüketecek dinamik ve iştahlı bir nesil de gerekir. Şimdilerde Avrupa’da, Japonya’da inovasyon teşvikleri ‘kimsesiz yaşlıların bakımını yapacak robot insan’ alanına kaydı.Kaynak:Zaman Bulgaria</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Türk işadamları Balkanlar\'da güçlerini birleştiriyor. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 07 Mar 2010 00:21:28 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=330</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=330</link>
<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 00:21:28 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Ekonomik krizi aşmak için çeşitli girişimlerde bulunan Türk işadamları, bu girişimlerini ülkeler arası platformlarda da gerçekleştiriyor. Hem krizi aşmak hem de yeni pazarlar aramak için Balkanlarda faaliyet gösteren Türk işadamları, buralardaki Türk işadamları dernek ve odalarının girişimleri ile karşılıklı ziyaretler gerçekleştiriyor.Bu amaçla Romanya ile Bulgaristan’da faaliyet gösteren Türk işadamları Sofya’da ilk kez bir araya geldi. Romanya’daki Dobruca Türk İşadamları Derneği üyeleri ile Bulgaristan’daki Türk &ndash; Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri Sofya’da bir araya gelerek ikili görüşmelerde bulundu. Her iki ülkeden yirmiye yakın işadamının katıldığı görüşmede konuşan Türkiye’nin Bulgaristan Büyükelçisi Mehmet Gücük, komşu ülkelerdeki Türk işadamlarının bir araya gelmelerinin önemine değinerek, Türk işadamlarının Balkanlarda bir araya gelmelerinin sinerji oluşturacağını ve iş imkanlarını artıracağını söyledi. Yaklaşık bir ay önce yeni bir yönetime sahip olan Türk &ndash; Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Bayram da, Romanya’daki Türk işadamları ile bir araya gelmenin, Balkanlara açılmada ilk adımı oluşturduğunu aktararak, diğer Balkan ülkeleri ile işbirliğini artırmaya yönelik stratejiler geliştireceklerini ve bu tür toplantıları diğer Balkan ülkeleri ile de gerçekleştireceklerini söyledi. Türkiye hükümetinin Balkanlara özel bir önem atfettiğini vurgulayan Bayram, Balkan ülkelerinde faaliyet gösteren Türk işadamlarının da kendilerine düşen görevi ifa etmek gibi bir misyonlarının da bulunduğunu dile getirdi. Dobruca Türk İşadamları Derneği Başkanı Hacı Vural, bu ziyaretin komşu ülkedeki Türk işadamları ile tanışmada ilk adımı oluşturduğunu, bundan sonra ziyaretlerin artacağını belirtti. Krizi atlatabilmek için yeni pazarlar bulmanın önemli olduğunu vurgulayan Murat, Türk işadamlarının bugünü değil 40 &ndash; 50 yıl ilerisini görebilmelerini ve ona göre yatırım stratejilerini geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.Kaynak:bgzaman.com 			 			 			 				 					 						 						 						 					 				 			 			 				 				 					 						 						 </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>HÖH\'ten Anayasa Mahkemesine Üç Talep (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 05 Mar 2010 13:27:33 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=329</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=329</link>
<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 13:27:33 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>4 Mart 2010 tarihinde Hak ve Özgürlükler Hareketi /HÖH/ milletvekilleri, son parlamento seçiminde milletvekili adayları, HÖH Gençlik Kolları Başkanı ve milletvekilliği düşürülen HÖH Başkan yardımcısı öğle saatlerinde Savcılığa gelip Bulgaristan Cumhuriyeti Başsavcısı Boris Velçev aracılıyla Anayasa Mahkemesine üç ayrı talep dilekçeleri sundular. Bu talep dilekçelerinde, Türkiye’de 23 sandıktan çıkan ve iptal edilen 18 358 oyun yeniden sayılmasını istediler. İptalden doğan bir HÖH milletvekilliğinin düşürülmesi ve başka 3 bölgede diğer partilerin vekillerinde doğan değişikliklerin geçersiz kılınması istenmektedir.  Hatırlayacak olursak Anayasa Mahkemesi Türkiye’de açılan sandıklardan 23’ünde oyların tümünü iptal etmişti. Gerekçe olarak da, bazı yerlerde seçim sandık komisyonlarındaki kimi üyelerin seçim protokollerini imzalamamış olmasından kaynaklanmıştı. Oysa bu mevcut yasalara göre anayasal değil de, idari bir suçtur. Üstelik yurtiçinde bile bu durum, bugüne dek söz konusu olmamış ve seçim iptal edilmemiştir. Burada önemli olan Türkiye’de iptal edilen oyların yasal olduğu ve bunu geçersiz kılacak bir durumun oluşmamasıdır. Oyların yeniden sayımı bu gerçeği kanıtlayacaktır. Talebin biri HÖH Başkanı Sayın Ahmet Doğan, milletvekilleri Lütfi Mestan, Hristo Biserov ve Aliosman İmamov tarafından, diğeri son Parlamento seçimlerinde değişik bölgelerden HÖH adına milletvekili adayı olan 12 partili ve vekilliği iptal edilen HÖH Başkan yardımcısı Ruşen Riza tarafından sunuldu. Başsavcının bir gün içinde taleplere cevap vermesi bekleniyor.  Başsavcılıktan çıkışta, HÖH Başkan Yardımcısı Mestan taleplerinin yerine getirilmediği halde Anayasa Mahkemesinin almış olduğu iptal kararını Strasbourg &ndash; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) dava edeceklerini yeniledi. AİHM’den çıkan kararlar kesin olup bağlayıcı özelliği vardır.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Türk Dünyası\'nın Büyük Buluşması (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 04 Mar 2010 16:40:50 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=328</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=328</link>
<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 16:40:50 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Dış Türklerden Sorumlu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanı Faruk Çelik’in ev sahipliğinde İstanbul’da 27 Şubat 2010 tarihinde düzenlenen “Türk, Soydaş ve Akraba Topluluklarının kurmuş oldukları, Sivil Toplum Örgütleriyle Buluşma Yemeği” düzenlendi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dış İsleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra tarihi bulaşmaya 81 vilayetten, 5 kıtadan yaklaşık yüz ülkeden, 2 bin 500 aşkın davetli katıldı.  Eski günleri hatırlatan Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turhan Gençoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yurt Dışı Türkler Başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkındaki Kanun Tasarısı soydaşları sevindirdiğini söyledi. Gençoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu güne kadar bizler, Dernekler, Federasyonlar ve Konfederasyon olarak birçok toplantılar yaptık. Ancak şunu ifade etmek isterim ki her dönemde ve her olayda daima devletimizin yanında olan kuruluşların temsilcileri olan bizler, bu gün ilk kez bir devlet büyüğümüzün, Sayın Başbakanımızın huzurlarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malumlarınız olduğu üzere, çeşitli nedenlerle oluşan göçler bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. Bunlardan yurdumuza gelenlerin sorunlarının bir bölümü halledilmişse de, içlerinde çözüm bekleyenlerde vardır. Bunlardan en önemlisi 1989 zorunlu göçüyle yurdumuza gelenlerin, 20 yılı aşkın bir süredir iki ülke arasındaki sosyal güvenlik anlaşmasının Bulgaristan yetkililerince engellenerek çözüme kavuşturulamamıştır.”   Grand Cevahir Otel’de gerçeklesen tarihi buluşmada konuşan dış politika ve açılım süreci ile ilgili bilgi veren Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “Stratejik Derinlik, Doğal Sonuç" diyerek eksen kaymasının olmadığını ve çok boyutlu politika sayesinde eksenin yerini bulduğuna dikkat çekti.   Dış politikada TIKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi güçlü gereçlerimizin ve çok kapsamlı politikamız bulunmasına rağmen, sivil toplum kuruluşlarının desteğini almadan başarılı olunamayacağını vurgulayan Davutoğlu, sivil toplum kuruluşlarında(STK) bulunması gereken dört özelliği sıraladı:     “1. STK’lar kültürel ve tarihi özelliklerimizi taşımalıdır. Buna yönelik faaliyetler yapmalıdır.  2. STK’lar sosyal dayanışmaya önem vermeli ve her ferdin sosyal durumunu güçlendirecek faaliyetler yapmalıdır. 3. STK’ların hukuki boyutları olmalıdır. Bulundukları ülkelerde vatandaşlarımızın haklarını savunabilmelidir. Bunun için hukuki açıdan da örgütlenmesini bilmelidir. Her zeminde hakları aramalıdır. 4. STK’lar ekonomik sorumluluklara önem vermelidir. Bulundukları ülkelerde güçlü ekonomik yapılar oluşturma yolunda çaba sarf etmelidir.”  Yaptığı çalışmalarla özellikle dış Türklerin ihmal edilen sorunları noktasında kısa sürede çok önemli mesafeler kat edilmesini sağlayan Devlet Bakanı Faruk Çelik ise Dünya’nın dört bir yanında hayatlarını sürdüren Türk, Soydaş ve Akraba topluluklarına önemli mesajlar verdi. Bakan Çelik, “ gelin hep birlikte geçmişte dünya siyasetine yön veren insani değerleri dünyaya yeniden hatırlatalım. 21. yüz yıla damgamızı vuracak kararlılığımızı ortaya koyalım. Biz birlik ve beraberlik içinde olursak Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu huzur ve barış içinde olur” dedi. Yurt dışındaki vatandaşların yaşadığı dost ülkelerin yöneticilerine de seslenen Çelik, “Vatandaşlarımızın sorumlulukları yanında bizim samimi, şeffaf duruşumuz karşısında yurt dışındaki vatandaşlarımızın varlığını bir güvenlik sorunu olarak değil, farklılık ve zenginlik olarak değerlendirerek, entegrasyonu asimilasyon ve izolasyon aracı olarak görmekten vazgeçmenin toplumsal uyum ve huzur açısından önemli olduğunu belirtmek istiyorum” diye konuştu.   Buluşma yemeğinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir sofranın etrafında toplanmış tek bir ailenin fertleri olduklarını söyleyerek dünyanın neresinde olursa olsun her bir Türkün yalnız olmadığını belirti ve şöyle dedi: “Hiçbir yerde boynunuzu bükmeyin. Bize boyun bükmek yakışmaz. Hiçbir yerde kendinizi yalnız hissetmeyin. Hiçbir yerde kendinizi dışlanmış hissetmeyin. Şunu hiçbir zaman unutmayın; burada güçlü bir ülke var, burada Türkiye var. Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, bizim yüreklerimiz ortak çarpıyor. Hasretimiz bir, özlemlerimiz, arzularımız, kaderimiz bir. Biz hepimiz kardeşiz. Biz aynı boyun evlatlarıyız. Solingen'de bir kardeşimizin burnu kanasa aynı anda beş kıtada sızısını yüreğimizde hissederiz. Saraybosna'da bir masumun gözyaşı toprağa değdiğinde aynı anda hepimizin yüreğine ateş düşer. İskeçe dara düşse Kırcaali üzülse Piriştine hüzünlense biliyorum Melbourne'de, Toronto'da, Capetown'da yankısını bulur. İstanbul'daki, Diyarbakır'daki, Yozgat'taki, Sivas'taki düğün, hepimizin düğünüdür. Rize'de uşaklar horon teperken beş kıta horona durur. İzmir'in zeybeği, beş kıtadan izlenir. Gaziantep halay çekerken, beş kıta halay çeker. Biz bir sofranın etrafında toplanmış, tek bir ailenin fertleriyiz. Biz hep birlikte, bir aileyiz.   Her birimiz bin yılların ötesinden gelen ortak bir kültürün, ortak geleneklerin ve ortak tarihin mensuplarıyız. 'Tarihimizle kültürümüzle kardeşliğimizle gururluyuz. Velhasıl medeniyetimizle gururluyuz' diyen Erdoğan, 'Bulunduğumuz, nefes alıp verdiğimiz her yerde bizler barışın temsilcileri olduk. Çalıştığımız ülkelerde çalışkanlığın, güzel ahlakın ve dürüstlüğün temsilcisi olduk' şeklinde konuştu.  Başbakan, “Bulunduğunuz ülkelerde siz iyi bir vatandaş olmakla birlikte Türk kültürünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta birer büyükelçisi gibisiniz, bunu böyle biliniz. Büyükelçilerin sorumluluğu neyse sizin sorumluluğunuz da odur. Bugün dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor. Sadece Cumhuriyetimizin vatandaşları olarak değil, tüm soydaşların tam bir dayanışma içinde olması, bulunduğunuz ülkeleriniz adına son derece önemlidir” diye konuştu. Başbakan, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı ile dünya genelinde farklı bir heyecanla farklı bir takip sürdüreceklerini ifade ederek amacın yeni bir bürokratik bir oluşum başlatmak olmadığını aksine hizmeti önde tuttuklarını ve buna göre bir yapılanma geliştirdiklerini söyledi. Bu zamana kadar desteklerini esirgemediklerini bundan sonra da esirgemeyeceklerini söyleyen Başbakan, Hacı Bektaşi Veli’nin “Bir olacak, iri olacak, diri olacağız” deyişi ile konuşmasını tamamladı.  Devlet Bakanı Faruk Çelik'in düzenlediği yemeğe uluslararası misafirlerin yanı sıra Kırcaali de temsil edildi. Kırcaali Ömer Lütfi Kültür Derneği Müdürü Müzekki Ahmet, HÖH İlçe Başkan Yardımcısı Ehliman Çoban, Ardino (Eğrideri) Kültür Evi Başkanı Yüksel İsmail gibi katılımcıların yanı sıra birçok sivil toplum örgütü temsilcileri de bu yemekte hazır bulundular. Kaynak:kırcaalihaber </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Volen Siderov Türkler\'e Yine Kin Kustu. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 03 Mar 2010 21:39:44 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=327</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=327</link>
<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 21:39:44 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan'ın Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlık ilanının 132. yıl dönümünün kutlandığı 3 Mart ulusal bayramını bahane eden aşırı milliyetçi ve ırkçı ATAKA partisinin lideri Volen Siderov yine kin ve nefret kustu.Bayram dolayısıyla başkent Sofya'nın Aleksandar Nevski meydanında binlerce kişinin katıldığı miting ve konser düzenleyen ATAKA partisi lideri Sirderov, "Bulgaristan'ın 500 yıllık Türk esaretini başka türlü adlandıran herkes vatan hainidir" dedi.ATAKA'nın iktidardaki Boyko Borisov hükümetinin "muhalifi değil, sadık destekçisi olduğunu" vurgulayan Siderov, 2009 yılının ortasına kadar iktidar ortağı olan üyelerin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (DPS-HÖH) son seçimden sonra muhalefete geçmesinin "büyük bir zafer olduğunu" söyledi. Bulgaristan'ın tüm büyük kentlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanan milli bayram dolayısıyla akşam saatlerinde başkent Sofya'da parlamento binası önünde askeri tören ve havai fişek gösterisi düzenlendi. Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Türkiye kendi uçağı için düğmeye bastı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 02 Mar 2010 16:14:10 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=326</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=326</link>
<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 16:14:10 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Türkiye kendi yolcu uçağını yapmak için harekete geçti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2-3 yıl içinde Türkiye'nin yolcu uçağı üretmeye başlayacağını açıkladı.Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2023 yılında tamamen Türk üretimi olan yolcu uçağının semalarda olacağını bildirdi.Ar-Ge çalışmaları için 1 milyar dolar harcama yapılacağını bildiren Yıldırım, Türk uçağının 50-70 kişilik turboprop motorlu olacağını kaydetti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2-3 yıl içinde Türkiye'de yolcu uçağı üretilmeye başlayacağını açıkladı. Yıldırım, 2023 yılında ise tamamen Türk üretimi olan yolcu uçağının semalarda olacağını bildirdi. Ar-Ge çalışmaları için 1 milyar dolar harcama yapılacağını bildiren Yıldırım, Türk uçağının 50-70 kişilik turboprop motorlu olacağını bildirdi.DEVRİM HAVADA OLACAKTürkiye teknolojik anlamda birçok gelişmeler yaşanmasına rağmen, hâlâ uçak üretemiyor. Türk insanının en büyük özlemlerinden biri olan kendi uçağını yapma arzusuna Ulaştırma Bakanlığı el attı. Geçen yıl "Devrim Arabaları" filmini izleyen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, devrimi havada başlatmak için hedef koydu.Türkiye'nin kendi yolcu uçağını üreteceğini açıklayan Yıldırım, "Türkiye 1950 ve ondan önceki yıllarda uçak yapmış, uçurmuş hatta ihraç edebilmiş bir ülke. Aradan geçen 60 yıllık sürede, bugün uçak yapamıyor olması, her şeyi bir tarafa bırakın, milletimiz nezdinde hoş görülmüyor" dedi.BİRİKİMİMİZ YETERLİTRT'deki Bağlantı Noktası programına konuşan Bakan Yıldırım, Türkiye'nin bilgi ve birikiminin uçak yapmaya yeterli olduğunu söyledi. Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerini açıklayan Yıldırım, "Cumhuriyet'in yüzüncü yılına ulaşıldığında, Türkiye'nin kendi dizayn ettiği her şeyi, kendine ait bir uçağı olması lazım. Hedefi böyle koyu-yoruz" diye konuştu. Bakan Yıldırım, Türk uçağının yapımı için sadece Ar-Ge çalışmalarının 1 milyar dolar maliyetinin olacağını söyledi. Alıntı:yenisafak</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'ı karıştıran istifa talebi.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 02 Mar 2010 16:07:47 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=325</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=325</link>
<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 16:07:47 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, özel bir televizyon kanalında kendisi hakkında hakaret içeren söylemlerde bulunduğu gerekçesiyle Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Simeon Dyankov'un istifasını istedi.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada "Devlet lideri Pırvanov, Bakan Dyankov'u, bir televizyon programında attığı iftiraları kanıtlamaya ve istifaya davet etmektedir" denildi. Katıldığı televizyon programında Georgi Pırvanov'u "genç milyarder" olarak niteleyen ve ABD, Avrupa ve Dubai'de kıymetli mülkleri olduğu imasında bulunan Maliye Bakanı Dyankov ise, ifadelerinin yanlış anlaşıldığını ileri sürdü. Dyankov "Ben iddia edilen bu ifadeleri kullanmadım" dedi. Bulgaristan'da en az 50 zenginin devletten toplam 300 milyon avro gelir sakladığını iddia eden Dyankov, "Bu paranın vergisi 100 milyon avroya yakın. Bu parayı alabilsek, Trakya otoyolunun inşasını tamamlayabiliriz" diye konuştu. Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Simeon Dyankov, daha önce de bir siyasi skandala imza atmış, Cumhurbaşkanı Pırvanov tarafından teklif edilen "ekonomik reform" paketi için "geri zekalı bir proje" ifadesini kullanmıştı.     Kaynak: AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Türkiye bilardoda Dünya Şampiyonu (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 28 Feb 2010 23:46:46 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=324</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=324</link>
<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:46:46 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bilardo Milli Takımı, Almanya'da 3 Bant Milli Takımlar Dünya Şampiyonu oldu.Adnan Yüksel ve Murat Naci Çoklu'dan oluşan Bilardo Milli Takımı, Almanya'nın Viersen kentinde düzenlenen 3 Bant Milli Takımlar Dünya Şampiyonası'nda finalde İspanya ile karşılaştı. (H) Grubu'nda yer alan Milli Takım'da, Adnan Yüksel ile Daniel Sanchez arasındaki mücadele 2-2 devam ederken, Murat Naci Çoklu'nun Ruben Legazpi'yi 3-0 yenmesi sonunda Adnan Yüksel'in maçını tamamlamasına gerek kalmadan şampiyonluğa ulaştı. Milliler, yarın saat 18.00'da Türkiye'ye dönecek. Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Alırsak Euro 2016 Türkiye\'yi ihya edecek. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 28 Feb 2010 13:58:57 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=323</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=323</link>
<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 13:58:57 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı Türkiye'de yapmak için düğmeye basıldı. Türkiye'nin hayatını değiştirecek şampiyona için 30 milyar euro harcanacak ve 100 bin kişiye iş kapısı açılacak. İşte şampiyonanın getirileri:Futbol Türkiye’nin hayatını değiştirecek. 2000 yılında UEFA kupası heyecanını yaşayan, 2002 Dünya Kupası’nda 3’ncü olan ve 2008 Avrupa Kupası’nda yarı final oynayan Türkiye bu defa futboldan zengin olmaya hazırlanıyor. Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na adaylığını koyan ve bu organizasyonu almak için topyekün çalışmaya başlayan Futbol Federasyonu Türkiye’nin kaderini değiştirmek için düğmeye bastı. Federasyon Genel Sekreter Vekili ve Euro 2016 Proje Direktörü Orhan Gorbon bu konuda şu önemli saptamaları yaptı: FUTBOL DEVLERİYLE ÇEKİŞECEK Türkiye Futbol Federasyonu 15 Şubat 2010 tarihinde UEFA’nın Nyon kentinde hazırladığı adaylık dosyasını teslim etti. n 2016’daki Avrupa Şampiyonasına ev sahipliği yapmak için; Fransa, İtalya gibi futbol devleriyle çekişeceğiz. n 2016’ya kadar verilere göre 30 milyar euroluk yatırım yapılacak. Yeni yapılacak stadlara 1 milyar 7 milyon 300 bin euro harcanacak. n Her şehirde bin 500, toplamda 10 bin kişi, UEFA ve TFF ortaklığında açılacak şirkete 400 kişi, özel güvenlik için 45 bin kişi, gençlerden 40 bin kişi toplamda 95 bin 400 kişi istihdam edilecek. UEFA’NIN GÖZÜNÜ KAMAŞTIRIYORUZ Avrupa 2016 Futbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin şansını değerlendiren Gorbon, “Türkiye’deki ekonomi UEFA’nın gözünü kamaştırıyor. AB’ye giriş sürecindeki avantajımız olan genç nüfusumuzun futbol ekonomisine sağlayacağı katkı büyük, Bu yüzden UEFA’nın seçici üyelerinin bizi tercih etmesini bekliyoruz. 2016 Şampiyonası bizde olursa futbolda yeni bir dönem başlar. Yeni ekolün temeli atılır” yorumunu yaptı. EURO 2016 İÇİN LOBİ ÇALIŞMALARI HIZLANDI Türkiye, 15. Avrupa Futbol Şampiyonası’na (Euro 2016) 15 Şubat’ta İsviçre’nin Nyon kentinde yapılan dosya teslim töreniyle resmen aday oldu. Bu başvurunun ardından çalışmalarına hız veren Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 28 Mayıs’a kadar üye ülkelerde tantım ve lobi faaliyetlerinde bulunacak. İlk olarak 24 Şubat’ta Litvanya ziyaretinde bulunan TFF’nin gideceği diğer ülkeler şöyle: Malta, Almanya, Hollanda, Romanya, Slovakya, İsrail, Danimarka, İspanya. 28 MAYIS’TA AÇIKLAMA Bu arada, ilk kez 24 takımın mücadele edeceği ve 1 ay boyunca 9 statta 51 maçın yapılacağı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na adaylık dosyası da 3 ay sürecek detaylı teknik analize tabi tutulacak. Bu süre zarfında, dosyaları, 100’den fazla teknik kritere göre inceleyecek UEFA, varsa açık noktaları, 19 Mart tarihinden itibaren adaylarla paylaşacak. 28 Mayıs’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak oylama sonucu verilecek karar, UEFA Başkanı Michel Platini tarafından, televizyondan ve internetten TSİ 14.00’de canlı duyurulacak. SEÇİMİ YAPACAK ÜYELERİN EŞLERİ BİLE SONUÇLARI ETKİLİYOR Orhan Gorbon’un Türkiye’nin adaylığı konusunda dikkat çektiği önemli unsurlardan biri de, adaylara oy verecek seçici kurulun üyelerinin tercihleri. Gorbon, Avrupa Futbol Şampiyonası adaylarını oylayacak üyelerin kişisel tercihlerinin de ön planda olacağını belirtti. Herkesin beklentisinin ayrı olduğunu söyleyen Gorbon, şöyle devam etti: TÜRKİYE’Yİ ANLATACAĞIZ “Oy kullanacak 13 üyenin de bakış açıları çork farklı olabiliyor. Kimi üye eski polis olup ülke güvenliğine bakarken kimisi eski bankacı olarak finans sektörünün durumuna bakıyor. Bazı durumlarda ise üyelerin eşleri daha belirleyici oluyor. Örneğin bir üyenin eşi Türkiye’yi çok seviyor, Türkiye de olsun istiyor, bir diğerininki ise Fransa hayranı ve orda olmasını istiyor. Lobi faaliyetleri çok yönlü ve zor. Her türlü beklentiyi karşıladığımızı, Türkiye imajını anlatıp onları ikna etmemiz lazım.” ESKİŞEHİR, BURSA, ANTALYA VE KONYA'YA YENİ STADLAR Adaylık Projesi kapsamında Türkiye stad zengini olacak. Anadolu’nun değişik illerine 7 yeni stat yapılacak. Yeni yapılacak statlar Bursa, Eskişehir, Konya, İzmir, Antalya ve Ankara’da bulunuyor. Ayrıca İstanbul ve Kayseri’de de mevcut statlar yenilenerek dünyanın ilgisini çekecek hale getiriliyor. Kupa maçlarının oynanacağı stadyumların çevresinde kafeler, restoranlar, bistrolar, iş merkezleri ve resepsiyon alanları yapılacak. Bütün bu alanlar konukların 24 saat vakit geçirebileceği tesislerle desteklenecek.ON BiNLERCE GENCE iŞ iMKANI DOĞACAK Türkiye, Avrupa Futbol Şampiyonası’na evsahipliği hakkı kazandığında, aynı zamanda on birlerce kişiye yeni istihdam olanağı da şunmuş olacak. Tahminlere göre bu sayı 95 bin kişiyi bulacak. UEFA eksperlerinin Türkiye’ye gelip polislere eğitim vereceğini belirten TFF Genel Sekreter Vekili Orhan Gorbon, bu konuda şunları anlattı: EĞİTİM VERİLECEK “Her şehirde bin 500 kişi, toplamda 10 bin kişi işe alınacak. UEFA ve TFF ortaklığında açılacak şirkete 400 kişi istihdam edilecek. Maç ve özel güvenlik akademisi kurulacak ve burada 6 yıl boyunca nitelikli eleman yetiştireceğiz. Özel güvenlik için 45 bin kişi çalışacak. 40 bin üniversite öğrencisi olmak üzere de toplamda 95 bin 400 kişi istihdam edilecek. Bu istihdamda şoföründen, çim bakımcısına, stat görevlilerine, pazarlamacıdan yöneticisine kadar her meslek grubundan kişiye ihtiyaç duyacağız.” Verilen bilgiye göre bu organizasyonda yer alacak olan gençler, özellikle rehberlik, statlarda yer göstericiliği, futbolcuların şehiriçi ve şehirlerarası transferlerinde, tatil günleri yapılacak etkinliklerde görev alacak. TELEKOM’A DESTEK İstihdamın dışında telekom, taşıma gibi birçok sektörde ciroların da artacağını vurgulayan Gorbon, Devlet Demir Yolları’nın da kapasitesini artıracağını belirtti. Gorbon, bu tür konularda Dışişleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte hareket ettiklerini vurguladı. BÜTÜN ÜNLÜ FUTBOLCULAR TÜRKİYE'YE GELECEK Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yaptığımız taktirde, Avrupa’nın Christiano Ronaldo, Ballack, Rooney gibi dünya starları ülkemizde bir ay boyunca konaklayacaklar. Dünya starlarını ülkemize getiren şampiyona, aynı zamanda Türk futbolseverlerine de unutulmaz bir görsel şölen yaşatacak. Uefa kupası maçlarına gelip bir gece kalanlar gibi olmayacak. Hatta Konya’daki, Eskişehir’deki öğrenciler o starların antremanını izlemeye gidecekler. Bu parayla satın alınacak bir şey değil. Ki konu sadece futbolla sınırlı da değil antranörler, takımların masörleri, psikologları yöneticileri, ülke federasyonlarının yöneticileri, sponsorları geliyor. Bu Türkiye’yi elinle alıp Avrupa’nın göbeğine koymak gibi bir şey. yrıca Türk futbol tutkunları , hayranı oldukları ve Türkiye’de forma giyen Guiza ve Holosko gibi futbolcuları da kendi ülkelerinin milli takımlarında izleme şansı bulacaklar. ŞANLIURFA, TRABZON VE ADANA'YA PİYANGO ÇIKABİLİR UEFA’ya yapılan başvuruda maçların oynanacağı iller de belirtildi. Ancak gerekirse bir de yedek liste sunulacak. Federasyon Adana, Trabzon ve Şanlıurfa’yı yedek şehir olarak UEFA’ya proje dosyasında bildirmedi ancak bu illerle ilgili de çalışmalar sürdürülüyor. Yetkililer bu konuya şöyle açıklık getirdi: UEFA’ya verdiğimiz haritada bu yedek şehirler gözükmüyor. Ama projemizde bu kentlere yer vermeyi hedefliyoruz. Proje aşaması 28 Mayıs’ta adaylığımız kesinlik kazandıktan sonra başlayacak. Eğer proje bize verilirse Şanlıurfa, Trabzon, Adana ile ilgili UEFA’yla iletişime geçeceğiz. UEFA uzaklığa değinecek ama bizim seçtiğimiz ana şehirler UEFA’nın beklentilerini karşılayacak düzeyde. Aday şehirlerin en büyük özelliği hızlı tren olması ve çok iyi otellere sahip olmaları. Böyle bakıldığında özellikle Şanlıurfa için sorun çıkabilir. Çünkü hem merkeze uzak hem de konaklama imkanı kısıtlı. Ama hedefimiz topyekün kalkınma olduğu için bu sıkıntıları bir şekilde aşmaya çalışıcağız     Kaynak:Bugün</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Süreyya Ayhan\'ı umutlandıran karar. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 27 Feb 2010 17:10:47 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=322</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=322</link>
<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 17:10:47 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Pistlerden ömür boyu men cezası alan Milli Atlet Süreyya Ayhan Kop'un, konu hakkında İsviçre Federal Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun kabul edildiği öğrenildi.Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) verdiği ''pistlerden ömür boyu men'' cezasının ardından konuyu Ocak ayı başında İsviçre Federal Mahkemesi'ne taşıyan milli atlet Süreyya Ayhan Kop'un başvurusunun kabul edildiği, Federal Mahkeme'nin Mart ayı ortasına kadar Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) ile Türkiye Atletizm Federasyonu'ndan savunmalarını istediği bildirildi. Kaynak:sporpostası</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Fakirlik, çocuklarda kalıcı soruna yol açıyor (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 27 Feb 2010 17:06:20 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=321</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=321</link>
<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 17:06:20 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>    Fakirliğin çocuklarda ömür boyu kalıcı sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi. ABD'nin California Üniversitesinde Sosyal Bilimler Profesörü Greg Duncan, dün American Association for the Advancement of Science (AAAS) adlı derneğin yıllık konferansında açıkladığı bir araştırmaya göre, yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, yetişkin olduklarında derin ve kalıcı nörobiyolojik sorunlarla karşılaşıyor. California eyaletinin San Diego kentinde yapılan konferansta konuşan Duncan, fakirliğin gelişmekte olan çocuğun nörobiyolojik sistemini derinden etkilediğini ve bu etkinin ömür boyu sürdüğünü söyledi. Kanada'da British Columbia Üniversitesinde pediatri profesörü olan ve konferansa katılan Dr. Thomas Boyce, "Genetik analizler ve beyin tarayıcıları ile yaptığımız nörolojik ve hormonal araştırmalar bize fakir çevrelerde büyüyen çocukların strese karşı orantısız tepki verdiğini gösterdi" dedi. Dr. Boyce, araştırmaların, sefaletin çocuğun biyolojik, beyin ve genetik gelişimini etkilediğini gösterdiğini söyledi. Greg Duncan, kötü sosyo-ekonomik şartların çocukta yarattığı nörobiyolojik izleri araştırırken, aile gelirini, çalışma süresini, eğitim düzeyini, sosyal yardımları, sağlık durumunu, adli sicili ve bekar annelerin durumunu göz önünde bulundurduklarını bildirdi. "1968 ve 1975 yılları arasında doğan 1589 kişinin gelirini ve çalışma süresini inceledik" diyen Duncan, "Araştırmamız, ABD'nin ailelere yönelik sosyal yardım politikalarının iyi neticeler verdiğini gösteriyor" dedi. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Dr. Jack Shonkoff ise, fakirliğin nörobiyolojik etkilerini anlamak, uzmanların fakirliğe karşı yeni sosyal stratejiler oluşturmasına yardım edeceğini belirtti. Shonkoff, ilaçların sadece fakirliğin yarattığı nörobiyolojik sorunların giderilmesine yaradığını, fakirliği yaratan nedenleri ortadan kaldırmadığını da sözlerine ekledi.Kaynak:AA     </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Hükümet Avrupa Birliği\'nden Yardım Bekliyor. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 25 Feb 2010 17:38:50 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=320</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=320</link>
<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 17:38:50 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Ekonomik krizin olumsuz etkilerinin giderek daha fazla hissedilmeye başlandığı Bulgaristan’da işsizlik oranı rekor düzeyde artıyor. Bulgaristan iş ve işçi bulma kurumundan yapılan açıklamada, geçen Ocak ayında işsizler ordusuna 28 bin kişinin daha eklendiği ve işsiz sayısının 366 bin 887’ye ulaştığı bildirildi. Açıklamada, çalışabilir nüfus arasında resmi işsizlik oranının yüzde 9.9 olduğu kaydedildi. Bulgaristan’da hemen hemen her sektörde durma noktasına gelen yatırımların canladırılabilmesi için hükümet Avrupa Birliği’nden yardım bekliyor. Başta Başbakan Boyko Borisov olmak üzere hükümet üyeleri Avrupa Birliği tarafından daha önce kesilen yardım fonlarının yeniden açılması için Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu’nda yoğun bir lobi çalışması yapıyor. Uluslararası gözlemciler, gerekli ekonomik tedbirlerin alınmaması ve Avrupa Birliği’nin yardım yapmaması durumunda Bulgaristan’daki krizin önümüzdeki aylarda daha da vahim boyuta ulaşacağı görüşünde birleşiyorlar.</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Kırcaali Meclisi\'nde ATAKA Etnik Gerilim Çıkarttı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 25 Feb 2010 17:37:08 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=319</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=319</link>
<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 17:37:08 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bugün Kırcaali Belediyesi Meclisi oturumunda 2010 bütçesi görüşmeleri sırasında aşırı milliyetçi ATAKA partisi meclis üyesi Vyaçislav Spasov yapmış olduğu ırkçı konuşmaları ile mecliste etnik gerilim yarattı. Vyaçislav Spasov Kırcaali Belediyesi bütçesinde köylerdeki alt yapıları için ön görülen harcamalar hakkında şöyle konuştu : ” Yarın öbür gün Belediye Başkanı Hasan Azis şapkasını vurarak alıp başını buralardan gidecek, onun gidecek yeri var. Biz ise burada doğduk ve burada kalacağız, burası bizim vatanımız, bizim gidecek yerimiz yok “. Bu sözler Hak ve Özgürlük hareketi meclis üyelerinden ve Belediye Başkanı müh. Hasan Azis’ten büyük tepki gördü. Meclis oturumuna ara vererek HÖH meclis grubu adına bir deklarasyon yayınlandı. Belediye Başkanı Hasana Azis Ataka partisi temsilcisinin bu ırkçı konuşmalarına sert bir cevap verdi. Kaynak:Kırcaali Haber </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Edirne Valisi Mustafa Büyük Kırcaali\'yi Ziyaret Etti. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 20 Feb 2010 20:28:58 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=317</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=317</link>
<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 20:28:58 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Türkiye Cumhuriyeti Edirne Valisi Sayın Mustafa Büyük ve yanındaki heyet bir toplantı için Pamporovo Turistik Tesislerine gitmeden evvel kentimiz Kırcaali’ye de uğradı. Cuma namazından evvel Bölge Müftülüğü’ne uğrayıp nezaket ziyaretinde bulundular. Burada, Bulgaristan Müslümanları Yüksek Şura Başkanı Şabanali Ahmed ile Kırcaali Bölge Müftüsü Vekili Beyhan Mehmed ev sahipliği yaptılar. Cumadan sonra Kırcaali Belediye Başkanı Yüksek Müh. Hasan Azis ile sohbet ettiler. Kısa ve resmi olmayan ayaküstü dostane görüşmeden sonra Vali yoluna devam etti. Başkan Azis de Üreticiler Pazarındaki çalışmayı kontrol edip çevresindeki halk ile görüşmeler yaptı ve halkın nabzını bizzat yokladı.Kaynak:Kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan ve Yunanistan sınır kontrol kapılarındaki abluka sorununu kendileri çözmeli (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 20 Feb 2010 05:12:37 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=316</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=316</link>
<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 05:12:37 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgar - Yunan sınırında kilometrelerce devam eden TIR kuyruğu ve şöförler, nakliyeciler ve iş adamları arasında tırmanan gerginlik ortamında, Avrupa Komisyon'u , Bulgaristan ve Yunanistan'ın sorunu aralarında çözmesi gerektiğine ilişkin açıklamasını yaptı.                                                                                                                                Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso’nun Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile görüşmesinden sonra yayınladığı bir deklarasyona göre Bulgaristan ve Yunanistan sınır kontrol kapılarındaki abluka sorununu kendileri çözmeli. Başbakan Borisov, Avrupa Komisyonu’na Bulgar sanayisinin Yunan çiftçilerinin ablukasından dolayı kayıpları konusunda bilgiler verdi. José Barroso, iki ülkenin, vatandaşların çıkarına olmayan uzun ceza prosedürlerinden kaçınacağı umudunu dile getirdi. Bulgaristan, Lüksemburg’daki makhemeye Yunanistan’a karşı tazminat için dava açacağını duyurmuştu. José Barroso’nun deklarasyonunu yorumlayan Başbakan Boyko Borisov, şunları söyledi: “José Barroso, deklarasyonunda yaptıklarımızı değerlendiriyor ve aynı zamanda hoşgörüyor. Ancak bunun yanı sıra bizi uyarıyor. Çünkü sonuçta iki komşu ülkeyiz. José Manuel Barroso ve Avrupa Komisyonu’nun bu soruna katı müdahalesinden sonra Cumartesi gününe kadar Yunanistan’ın ablukaya son vermesini umuyorum. Başbakan olarak bütün yapabildiklerimi yaptım. Çiftçilerle konuştum, Papandreu ile görüştüm, Avrupa Komisyonu’nu haberdar ettim. Tek bir sözle bütün diplomatik baskı yollarını kullandım. Yunanistan hükümetinin, gerekli önlemleri almasını ümit ediyorum. Çünkü bu durum artık çekilmez hale geldi. Yunanistan’a karşı dava açmak, devletimizi yıllar süren bir mahkeme porsedürüne sokacak. Avrupa Komisyonu’nun resmi müdahalesinden sonra Yunan hükümetinin karar almasını umut ediyorum.”  Bu arada Kulata-Promahon sınır kontorl kapısında yaklaşık 20 gün süren abluka, devam ediyor. Kilometreler uzayan tırlar kuyruğu, arttıkça artıyor, Bulgar şoförlerinin gerginliği de yükseliyor. Tarım ve Gıdarlar Bakanı ve Kriz Kurmayı Başkanı Miroslav Naydenov, 3 Şubat tarihindeki durumu değerlendirirken şunları belirtti: “Durum çok kaygı verici. Kulata’da bütün araçların geçmesini bloke ettiler. Geçmeyi bekleyen araçların kuyruğu, 12 kilometreyi aşıyor. Sınırda birikilen tırların sayısı yaklaşık 500. Bulgaristan Hayvan Yetiştiricileri Birliği’nden temsilciler, Yunan tarım üreticileri ile görüşmeler yaptı. Şu an Selanik’te Uluslararası Tarım Fuarı yapılmaktadır. Bu şekilde Yunan çiftçileri, hükümetinin dikkatini çekmeye çalışıyor.” Bulgaristan Radyosu’nun mikrofonuna konuşan Yunan Çiftçilerinin Grev Komitesi’nden İoanis Toutouras, şunları açıkladı: “Yaptıklarımız, Tarım Gelişimi Bakanlığı’nın saygısızlıklarına yöneliktir. Hükümetimiz, çiftçilerin haklı olduğunu söylemeyi bırakıp da bizim isteklerimizi yerine getirdiğinde ablukaya son vereceğiz. Gerektiği kadar burada duracağız. Paskalya yaklaşıyor. Bayramı burada da kutlayabiliriz.”   </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'ın En Büyük Özel Televizyon Kanalı 400 Milyon Dolar\'a Satıldı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 19 Feb 2010 14:03:33 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=314</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=314</link>
<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 14:03:33 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Ulusal yayına 2000 yılında başlayan ve ülkenin ilk özel TV kanalı olan BTV, "Amerikan News Corporation" tarafından "Central European Media Enterprises" şirketine satıldı.  Bulgaristan Serbest Rekabet Komisyonu tarafından onaylanması beklenen satış anlaşmasına göre "Central European Media Enterprises" BTV'nin aynı adlı ana kanalının yanı sıra BTV Comedy ve BTV Cinema adlı TV kanalllarıyla müzik ağırlıklı yayın yapan N-Joy, Z-Rock, Melody, Jazz FM, Classic FM adlı dört radyo istasyonun da sahibi olacak.  Orta ve Doğu Avrupa'da önde gelen medya holdinglerden biri olan CME'nin, Çek Cumhuriyeti, Romanya ve Hırvatistan'da toplam 20 televizyon kanalı bulunuyor.Kaynak:Kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'da İptal Edilen Türk Oyları AİHM\'e Gidiyor.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 17 Feb 2010 15:15:05 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=313</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=313</link>
<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 15:15:05 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan'da 7 Temmuz 2009'da yapılan parlamento seçiminde Türkiye'de kullanılan toplam 93 bin oydan yaklaşık 18 bininin iptal edilmesi DPS-HÖH tarafından AİHM'e götürülecek.Bulgaristan'da 7 Temmuz 2009'da yapılan parlamento seçiminde Türkiye'de kullanılan toplam 93 bin oydan yaklaşık 18 bininin, "usulsüzlük yapıldığı" gerekçesiyle anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi, üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (DPS-HÖH) sert tepkisine neden oldu. Anayasa mahkemesinin kararı üzerine parlamentodaki milletvekili sayısı 38'den 37'ye düşen HÖH, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmaya hazırlanıyor. HÖH Genel Başkan Yardımcısı Lütvi Mestan, basın toplantısı düzenleyerek, anayasa mahkemesinin Türkiye'deki oyları iptal kararını, Strasbourg'daki AİHM'e götüreceklerini açıkladı. Kararın "yanlış ve kabul edilemez" olduğunu belirten Mestan, "Bu karar ayrıca ağır siyasi sonuçlar doğuracaktır" dedi. Basın toplantısına katılan HÖH Başkan Yardımcılardan Hristo Biserov da Türkiye'de kullanılan oylarla ilgili daha önce iki kez hazırlanan bilirkişi raporlarında herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığının açıkça belirtildiğine işaret ederek, kararı "siyasi günah" olarak nitelendirdi. Bu arada Türkiye'de kullanılan oyların iptali için anayasa mahkemesinde dava açan Düzen Meşruiyet ve Güvenlik (RZS) partisinin lideri Yare Yanev, karardan memnun olmadığını söyledi. Yanev, "Biz sadece 18 bin oyun değil, tümünün iptalini istiyoruz" açıklamasını yaptı.     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan Heyeti TBMM\'ni Ziyaret Etti.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 17 Feb 2010 15:08:53 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=312</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=312</link>
<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 15:08:53 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Heyeti, Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Pakdil, Bulgaristan ile tarihi dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin bulunduğunu söyledi.  Pakdil, komşu ülke Bulgaristan'ın, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı, Türkiye'nin de Bulgaristan için Asya'ya açılan kapı olduğunu belirtti. Pakdil, Avrupa'ya giderken, öncelikle kapısını çaldıkları ülkenin Bulgaristan olduğunu ifade etti.  Bulgaristan'ın AB üyesi olduğuna işaret eden Pakdil, Bulgaristan'ın edindiği tecrübelerle, hızlı bir gelişme kaydettiğini, bundan da memnuniyet duyduklarını vurguladı.  Pakdil, iki ülke arasındaki ticari, siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi için çaba harcayacaklarını dile getirdi.  Türkiye ile Bulgaristan'ın, yüzlerce yıl birlikte yaşamasının getirdiği çok yakın ilişkileri bulunduğunu belirten Pakdil, ''Bu beraberliği, karşılıklı ilişkilerle zirveye çıkarmak, hepimizin görevidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dostluk çerçevesinde ikili ilişkilerimizi hep birlikte götüreceğiz'' diye konuştu.  Pakdil, görüşmelerle, müzakerelerle dünyada halledilemeyecek hiçbir şeyin olmadığını, iki sınırdaş ülke olarak sorunlarını hep beraber çözeceklerini vurguladı. Pakdil, komşuluk ilişkileri iyi olan ülkelerin, kalkınmasının da daha kolay olduğunu sözlerine ekledi.     Vladimir Toshev de Pakdil'e, Bulgaristan Parlamento Başkanı'nın selamını ileterek, Başkan'ın, Türkiye'nin AB'ye üye olması için, bu süreçte cesaret ve güç temenni ettiğini söyledi.  İki ülke arasındaki tarihi ve kültürel ilişkilere işaret eden Toshev, ''Samimi dostlarınızız. Türkiye'nin de bizim için yaptıklarını unutmuyoruz, NATO'ya girerken desteğinizi de hatırlıyoruz'' diye konuştu.  Toshev, Türkiye'nin, AB'ye üyelik sürecini kısa sürede tamamlayarak, bir an önce AB'ye katılması için naçizane olarak her türlü tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını belirtti.  Türkiye'nin AB sürecinde verilen ödevleri çok kısa sürede tamamladığını, bundan sonraki süreci de aynı başarıyla tamamlayacağını düşündüğünü vurgulayan Toshev, Türkiye'nin bunun için gerekli altyapısı ve donanımının olduğunu söyledi.  Toshev, komşuların, bazen akrabadan bile yakın olduğuna işaret ederek, ''Bazen akrabalarınız uzaktadır. Komşunuz iki adım ötededir, ondan yardım alırsınız'' dedi.Kaynak:Kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgar Anayasa Mahkemesi Türkiye\'de Kullanılan Oyların 18.358\'ini İptal Etti.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 16 Feb 2010 21:35:35 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=311</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=311</link>
<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 21:35:35 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan Anayasa Mahkemesi, 7 Temmuz 2009 tarihinde yapılan parlamento seçiminde Türkiye'de kullanılan oylardan 18 bin 358'inin iptal edilmesine karar verdi.  Anayasa mahkemesi, Türkiye'de oy kullanımı sırasında usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle Düzen, Meşruiyet ve Güvenlik Partisi (RZS) tarafından açılan davayla ilgili kararını bugün açıkladı.  Karara göre Türkiye'de 23 seçim merkezinde kullanılan toplam 93 bin oydan usulsüz olduğu tespit edilen 18 bin 358'i geçersiz sayılacak.  Bu durumda Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin parlamentoda 38 olan milletvekili sayısı 37'ye düştü.  Karar sonucu Bulgaristan'ın Dobriç kentinden seçilen Ruşen Mehmed Riza adlı milletvekilinin görevine son verildi.  Anayasa mahkemesinin kararıyla ayrıca iki milletvekili daha parlamentoya veda edecek. Karara göre Mavi Koalisyon'dan Mariana Darakçieva ve davayı açan RZS'den partinin başkan yardımcısı Atanas Semov'un milletvekilleri sona erecek.  Yeni düzenleme kapsamında Mavi Koalisyon ve RZS'nin ayrılan milletvekillerinin koltuklarına, yine bu partilerden başka milletvekillerinin geleceği bildirildi.  Mahkeme kararı sonucu 240 üyeli parlamentoda HÖH bir milletvekili kaybederken, en geniş grubu olan iktidardaki GERB (arma) partisinin milletvekili sayısı 116'dan 117'ye yükselecek.  Anayasa mahkemesi söz konusu davayla ilgili kararını daha önce, gelecek hafta açıklayacağını bildirmişti.</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>İstanbul 118 ülkeyi geride bıraktı (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 12 Feb 2010 17:39:13 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=309</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=309</link>
<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 17:39:13 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Nüfusuyla Yunanistan, Küba, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, İsveç ve Tunus'un da aralarında bulunduğu 118 ülkeyi geride bırakan İstanbul, son 2 yılda nüfusuna 341 bin 322 kişi ekledi.AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve BM Nüfus Fonu'nun 2009 yılı tahminlerinden yaptığı hesaplamalara göre, İstanbul'un 2 yıldaki nüfus artış miktarı, ülkedeki 32 ilin nüfusundan daha fazla oldu. İstanbul yıllık nüfus artışıyla nüfusuna her 4 ayda bir Bayburt, 4,5 ayda bir Tunceli, 6 ayda bir Ardahan ve 7 ayda bir Gümüşhane ve Kilis ekliyor. Ankara ise yıllık 101 bin 863 kişilik artışıyla Tunceli ve Bayburt'un nüfusundan fazla arttı. Oransal olarak bakıldığında ise nüfus artış hızında başı Çankırı çekti. Çankırı'nın 2007-2008 döneminde yüzde 1,20 olan nüfus artış hızı, 2008-2009 döneminde yüzde 5,07'ye yükseldi. Çankırı'nın nüfusu 2007 yılında 174 bin 12 kişi, 2008'de 176 bin 93 kişi ve 2009 yılında ise 185 bin 19 kişi olarak hesaplandı. Nüfus artış hızında en dikkat çekici gelişme ise Bilecik'te yaşandı. Bilecik'in 2007-2008 döneminde yüzde eksi 5,21 olan nüfus artış hızı 2008-2009 döneminde yüzde 4,60'a çıktı. 2007 yılında 203 bin 777 kişinin yaşadığı Bilecik'te nüfus 2008'de 193 bin 169 kişiye geriledi, ancak 2009 yılı itibariyle Bilecik'in nüfusu 202 bin 61 kişiye çıktı. Nüfusu hızla azalan bazı iller artışa geçerken, göç alan ve nüfusu bu nedenle hızla artan bazı illerde de nüfus azaldı. Bu değişimde, söz konusu dönemde çeşitli illerde kurulan üniversiteler, açılan öğrenci yurtları, askeri birlikler ve ceza evlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Söz konusu dönemler itibariyle Isparta'nın nüfusu da 419 bin 845 kişiden 407 bin 463 kişiye geriledi ama 2009'da 420 bin 796 kişiye ulaştı. Bu rakamlar değerlendirildiğinde Isparta'nın 2007-2008 döneminde eksi yüzde 2,95 olan nüfus artış hızı 2008-2009 döneminde yüzde 3,25'e yükseldi. Nüfus artış hızları Ankara'da yüzde 1,84'ten yüzde 2,24'e, İstanbul'da yüzde 0,98'den yüzde 1,72'ye, İzmir'de yüzde 1,51'den yüzde 1,91'e yükseldi. Hatay'ın nüfus artış hızı yüzde 1,95'ten yüzde 2,49'a, Mersininki de yüzde 0,44'ten yüzde 2,37'ye ulaştı. Nüfus artış hızı artıda olan pek çok ilin de 2008-2009 dönemine gelindiğinde eksiye döndüğü ya da artış hızının epey gerilediği görüldü. Nüfus artış hızı azalan illerin başında Yalova geldi. Yalova'nın nüfus artış hızı yüzde 8,61'den yüzde 2,59'a geriledi. Nüfus artış hızları Tekirdağ'da yüzde 5,82'den yüzde 1,63'e, Hakkari'de yüzde 4,92'den eksi yüzde 0,71'e, Tunceli'de yüzde 2,89'dan eksi yüzde 3,92'ye, Şırnak'ta yüzde 3,19'dan yüzde 0,26'ya, Ardahan'da yüzde eksi 0,42'den yüzde eksi 3,63'e geriledi. Muğla'nın yüzde 3,30 olan nüfus artış hızı yüzde 1,38'e, Gaziantep'in yüzde 3,35 olan nüfus artış hızı yüzde 2,57'ye, Giresun'un yüzde 1,02 olan nüfus artış hızı yüzde 0,02'ye indi. Türkiye toplamına bakıldığında da ülkenin nüfus artış hızı, yüzde 1,32'den yüzde 1,46'ya çıktı. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin iller bazında 2007, 2008 ve 2009 nüfusları ile yüzde değişim oranları şöyle: . Yıl Sonları Yıllık Yıllık . İtibarıyla Nüfus Artış(%) Artış(%) İller 2007 2008 2009 (2007/2008) (2008/2009) ----------- ---------- ----------- ---------- ----------- ----------- Toplam 70.586.756 71.517.100 72.561.312 1,32 1,46 Adana 2.006.650 2.026.319 2.062.226 0,98 1,77 Adıyaman 582.762 585.067 588.475 0,40 0,58 Afyon 701.572 697.365 701.326 -0,60 0,57 Ağrı 530.879 532.180 537.665 0,25 1,03 Amasya 328.674 323.675 324.268 -1,52 0,18 Ankara 4.466.756 4.548.939 4.650.802 1,84 2,24 Antalya 1.789.295 1.859.275 1.919.729 3,91 3,25 Artvin 168.092 166.584 165.580 -0,90 -0,60 Aydın 946.971 965.500 979.155 1,96 1,41 Balıkesir 1.118.313 1.130.276 1.140.085 1,07 0,87 Bilecik 203.777 193.169 202.061 -5,21 4,60 Bingöl 251.552 256.091 255.745 1,80 -0,14 Bitlis 327.886 326.897 328.489 -0,30 0,49 Bolu 270.417 268.882 271.545 -0,57 0,99 Burdur 251.181 247.437 251.550 -1,49 1,66 Bursa 2.439.876 2.507.963 2.550.645 2,79 1,70 Çanakkale 476.128 474.791 477.735 -0,28 0,62 Çankırı 174.012 176.093 185.019 1,20 5,07 Çorum 549.828 545.444 540.704 -0,80 -0,87 Denizli 907.325 917.836 926.362 1,16 0,93 Diyarbakır 1.460.714 1.492.828 1.515.011 2,20 1,49 Edirne 396.462 394.644 395.463 -0,46 0,21 Elazığ 541.258 547.562 550.667 1,16 0,57 Erzincan 213.538 210.645 213.288 -1,35 1,25 Erzurum 784.941 774.967 774.207 -1,27 -0,10 Eskişehir 724.849 741.739 755.427 2,33 1,85 Gaziantep 1.560.023 1.612.223 1.653.670 3,35 2,57 Giresun 417.505 421.766 421.860 1,02 0,02 Gümüşhane 130.825 131.367 130.976 0,41 -0,30 Hakkari 246.469 258.590 256.761 4,92 -0,71 Hatay 1.386.224 1.413.287 1.448.418 1,95 2,49 Isparta 419.845 407.463 420.796 -2,95 3,27 Mersin 1.595.938 1.602.908 1.640.888 0,44 2,37 İstanbul 12.573.836 12.697.164 12.915.158 0,98 1,72 İzmir 3.739.353 3.795.978 3.868.308 1,51 1,91 Kars 312.205 312.128 306.536 -0,02 -1,79 Kastamonu 360.366 360.424 359.823 0,02 -0,17 Kayseri 1.165.088 1.184.386 1.205.872 1,66 1,81 Kırklareli 333.256 336.942 333.179 1,11 -1,12 Kırşehir 223.170 222.735 223.102 -0,19 0,16 Kocaeli 1.437.926 1.490.358 1.522.408 3,65 2,15 Konya 1.959.082 1.969.868 1.992.675 0,55 1,16 Kütahya 583.910 565.884 571.804 -3,09 1,05 Malatya 722.065 733.789 736.884 1,62 0,42 Manisa 1.319.920 1.316.750 1.331.957 -0,24 1,15 Kahramanmaraş 1.004.414 1.029.298 1.037.491 2,48 0,80 Mardin 745.778 750.697 737.852 0,66 -1,71 Muğla 766.156 791.424 802.381 3,30 1,38 Muş 405.509 404.309 404.484 -0,30 0,04 Nevşehir 280.058 281.699 284.025 0,59 0,83 Niğde 331.677 338.447 339.921 2,04 0,44 Ordu 715.409 719.278 723.507 0,54 0,59 Rize 316.752 319.410 319.569 0,84 0,05 Sakarya 835.222 851.292 861.570 1,92 1,21 Samsun 1.228.959 1.233.677 1.250.076 0,38 1,33 Siirt 291.528 299.819 303.622 2,84 1,27 Sinop 198.412 200.791 201.134 1,20 0,17 Sivas 638.464 631.112 633.347 -1,15 0,35 Tekirdağ 728.396 770.772 783.310 5,82 1,63 Tokat 620.722 617.158 624.439 -0,57 1,18 Trabzon 740.569 748.982 765.127 1,14 2,16 Tunceli 84.022 86.449 83.061 2,89 -3,92 Şanlıurfa 1.523.099 1.574.224 1.613.737 3,36 2,51 Uşak 334.115 334.111 335.860 0,00 0,52 Van 979.671 1.004.369 1.022.310 2,52 1,79 Yozgat 492.127 484.206 487.365 -1,61 0,65 Zonguldak 615.890 619.151 619.812 0,53 0,11 Aksaray 366.109 370.598 376.907 1,23 1,70 Bayburt 76.609 75.675 74.710 -1,22 -1,28 Karaman 226.049 230.145 231.872 1,81 0,75 Kırıkkale 280.234 279.325 280.834 -0,32 0,54 Batman 472.487 485.616 497.998 2,78 2,55 Şırnak 416.001 429.287 430.424 3,19 0,26 Bartın 182.131 185.368 188.449 1,78 1,66 Ardahan 112.721 112.242 108.169 -0,42 -3,63 Iğdır 181.866 184.025 183.486 1,19 -0,29 Yalova 181.758 197.412 202.531 8,61 2,59 Karabük 218.463 216.248 218.564 -1,01 1,07 Kilis 118.457 120.991 122.104 2,14 0,92 Osmaniye 452.880 464.704 471.804 2,61 1,53 Düzce 323.328 328.611 335.156 1,63 1,99 İstanbul'un 12 milyon 915 bin 158 kişilik nüfusuyla geride bıraktığı ülkeler ise şöyle; ÜLKELER Milyon ------- ------ Zambia 12,9 Senegal 12,5 Zimbabve 12,5 Çad 11,2 Küba 11,2 Yunanistan 11,2 Portekiz 10,7 Belçika 10,6 Çek Cumhuriyeti 10,4 Tunus 10,3 Dominik Cumhuriyeti 10,1 Gine 10,1 Haiti 10,0 Macaristan 10,0 Ruanda 10,0 Bolivya 9,9 Sırbistan 9,9 Belarus 9,6 İsveç 9,2 Somali 9,1 Benin 8,9 Azerbaycan 8,8 Molinezya 8,6 Avusturya 8,4 Burundi 8,3 İsviçre 7,6 Bulgaristan 7,5 Honduras 7,5 İsrail 7,2 Hong Kong 7,0 Tacikistan 7,0 Papua Yeni Gine 6,7 Togo 6,6 Libya 6,4 Ürdün 6,3 Laos 6,3 Paraguay 6,3 El Salvador 6,2 Nikaragua 5,7 Sierra Leone 5,7 Danimarka 5,5 Kırgızistan 5,5 Slovakya 5,4 Finlandiya 5,3 Eritre 5,1 Türkmenistan 5,1 Norveç 4,8 Singapur 4,7 Kosta Rika 4,6 Birleşik Arap Emir. 4,6 İrlanda 4,5 Orta Afrika Cumhur. 4,4 Hırvatistan 4,4 Gürcistan 4,3 Yeni Zelanda 4,3 Filistin 4,3 Lübnan 4,2 Liberya 4,0 Puerto Riko 4,0 Bosna Hersek 3,8 Kongo Cum. 3,7 Moldova 3,6 Panama 3,5 Uruguay 3,4 Litvanya 3,3 Moritanya 3,3 Arnavutluk 3,2 Ermenistan 3,1 Kuveyt 3,0 Umman 2,8 Jamaika 2,7 Moğolistan 2,7 Letonya 2,2 Namibya 2,2 Lesotho 2,1 Botsvana 2,0 Slovenya 2,0 Makedonya 2,0 Gambiya 1,7 Gine Bissau 1,6 Gabon 1,5 Katar 1,4 Estonya 1,3 Trinidad ve Tobago 1,3 Mauritus 1,3 Swaziland 1,2 Timor-Leste Dem. Cum.1,1 Kıbrıs Rum Kesimi 0,9 Cibuti 0,9 Bahreyn 0,8 Fiji 0,8 Guyana 0,8 Reunion 0,8 Bhutan 0,7 Komor Adaları 0,7 Ekvator Ginesi 0,7 Polinezya 0,7 Mikronezya 0,6 Karadağ 0,6 Yeşil Burun Adaları 0,5 Surinam 0,5 Guadaloupe 0,5 Lüksemburg 0,5 Solomon Adaları 0,5 Brunei 0,4 Malta 0,4 Martinik 0,4 Bahamalar 0,3 Barbados 0,3 Belize 0,3 Fransız Polinezyası 0,3 İzlanda 0,3 Maldiv Adaları 0,3 Yeni Kaledonya 0,3 Guam 0,2 Hollanda Antilleri 0,2 Samoa 0,2 Vanuatu 0,2     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Yunan vekil: Bizi Türkiye batırdı (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 11 Feb 2010 22:21:00 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=308</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=308</link>
<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 22:21:00 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Türkiye İlerleme Raporu’nun Avrupa Parlamentosu’nda milletvekilleri tarafından tartışılması sırasında, ilginç sözler de sarfedildi. Belçikalı vekil Philip Claes, “Türkiye AB reformlarını bir türlü yapmıyor. Geriye gidiş var. Töre ve namus cinayetleri, zorla evlilikler. Kıbrıs’ın işgali devam ediyor. Müzakerelerin sona erdirilmesini düşünmüyor musunuz” diye konuştu. Çek Edvard Kozusnik ise Türkiye ile oyun oynanmamasını, açık ve dürüst olunması gerektiğini söyledi.Ancak en ilginç söz Yunan Hıristiyan Demokrat vekil Georgios Koumoutsakos'ten geldi. Yunan vekil, “Yunanistan ekonomik kriz içinde olmasının bir sebebi de askeri harcamalardır. Yunan hükümeti Türkiye’den gelen tehdit yüzünden oldu. Gelen tehdit üzerine Yunanistan Türkiye’ye karşı silah almak zorunda kaldı” iddiasında bulundu.     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'da Mafya Operasyonu (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 10 Feb 2010 17:52:22 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=307</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=307</link>
<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:52:22 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan'da mafyaya karşı düzenlenen geniş çaplı bir operasyonda 12 kişi gözaltına alındı.   İçişleri Bakanlığının Cumhuriyet Başsavcısı Boris Velçev'in gözetiminde, jandarma ve komando güçlerinin katılımıyla başlattığı "Ahtapot" kod adlı operasyon kapsamında gözaltına alınan kişiler arasında Aleksey Petrov adlı bir mafya liderinin de bulunduğu bildirildi.  Yakın bir geçmişe kadar Milli Güvenlik Servisinde (DANS) ajan ve danışman olarak çalışan "traktör" lakablı Aleksey Petrov, ülkenin en büyük sigorta şirketlerinden birinin sahibi olarak tanınıyor.  Eski İçişleri Bakanı Rumen Petkov tarafından ajan olduğunun kamuoyuna açıklanması üzerine Aleksey Petrov'un DANS ile ilişkisi kesilmişti.  Hükümete muhalif "Galeria" adlı gazetenin de sahibi olan Petrov'un lideri olduğu ileri sürülen mafya örgütü hakkında "haraç toplama" "para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "fuhuş yaptırma" suçlamaları bulunuyor.  İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov, "Ahtapot" operasyonunun ülkede daha önce yapılan "Kabadayılar 1" ve "Kabadayılar 2" kod adlı mafya karşıtı operasyonların devamı olduğunu, bu operasyonla ülkenin en güçlü suç örgütlerinden birinin liderinin ele geçirildiğini söyledi.Kaynak: AA </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'da 44 bilim adamı ajan çıktı (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 10 Feb 2010 01:17:45 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=306</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=306</link>
<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 01:17:45 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan Bilimler Akademisi;nin (BAN) kadrosundan 44 kişinin komünizm döneminde siyasi polis ajanı olarak çalıştığı açıklandı.Parlamento kararıyla kurulan ve bugünkü devlet kurumlarında çalışanların geçmişini araştıran komisyon, Bulgaristan Bilimler Akademisi'ndeki araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Komisyonun resmi internet sitesinden kamuoyuna yapılan duyuruda, BAN;ın en üst düzeydeki 348 yetkilisinin geçmişinin araştırıldığı ve bunlardan 44;ünün, komünizm döneminde siyasi poliste "ajan" veya "muhbir" sıfatıyla çalıştığının tespit edildiği bildirildi. Komisyonun araştırmaları sonucu komünist ajan olduğu belirlenen BAN Tarih Enstitüsü Genel Müdürü Prof. Georgi Markov, basına yaptığı açıklamada, geçmişinden hiç utanmadığını belirterek, "Bu benim için yeni haber değil. Geçmişte ajanlık yaptığım gibi bugün de yapmaya devam ediyorum" dedi. Bulgaristan yasaları, eski komünist ajanların devlet kurumlarında çalışmalarına yasak getirmiyor, ancak bu kişilerin isimleri ve dosyaları kamuoyuna açıklanıyor.     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'da Son 20 Yılın En Çetin Kışı Yaşanıyor.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 09 Feb 2010 22:28:56 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=305</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=305</link>
<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 22:28:56 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Sibirya soğukları ve neredeyse yarım metreye ulaşan karın altında kalan halk, havaların ani soğumasıyla zor anlar yaşadı.  Uzun zamandan beri halk, eski kışların şuanda olmadığı dile getiriyor ve karın yüzünü görür görmez soğuk mevsimin alel acele bittiğinden hayıflanıyordu. Oysa ihtiyarlar aylarca yerden kalkmayan uzun kışlardan bahsediyor, gençler ise bugünkü durumu küresel ısınmaya veriyorlardı. Bu yılki ocak ayı tam anlamıyla ezber bozan bir görüntü çizdi. Kış şartlarından en çok etkilenen bölge Kuzeydoğu Bulgaristan oldu. Ocak sonunda Glavinitsa Belediyesi’nde gece saatlerinde termometreler -29 dereceye kadar düştü. “Kar berekettir” fetvasınca yılın bereketli geçeceğine inanan insanlar ise soğuğun dahi birçok faydası olduğunu aktarıyor. Silistra’da en soğuk bölgeler ise Glavinitsa ve Alfatar olarak kaydedildi. Sıcaklıklar bu belediyelerde birkaç gün arda arda -25’in altına düştü. Silistra otogarında soğuklardan dolayı otobüslerin yakıtlarının donmasından dolayı Şumen ve Varna’ya gidecek yolcular mahzur kaldı. Çeşme ve su borularının patlamasıyla sıkıntı yaşayan Silistra ili sakinleri çeşme tamircisi bulmakta zorlandı. Evindeki birçok kişinin kalorifer boruları da donarak patladı. Silistra ilinde kar kalınlığı 42 cm.’ye ulaşarak, uzun yıllar sonra rekor seviyeyi geçti. Bu bölgede rekor soğuklar 1942 yılında yaşanmış ve termometreler -32 derece göstermişti. Karadeniz bölgesinin başkenti Varna’da da bu yıl beklenmeyen kış yaşandı. Deniz kıyısında olma özelliği ile havanın daha yumuşak olması normal yıllarda karın çabuk erimesine yol açarken, bu mevsimde Varnalılar da beyaz örtüyü uzun süre seyretti. Havaalanı, otogar ve Varna-Burgas yolu da trafiğe kapatıldı. Bundan 5 yıl önce Varna’da kar temizlemek zorunda kalan yetkili şirket, az sayıdaki makinayla görev yaptı. Biriken karlar ise ilginç yöntemle denize döküldü. Ruse-Varna yolunun bir kısmında TIR ve kamyonların geçişi yasaklandı. Daha sonra kaldırılan yasağın ardından yüzlerce taşıt hep birlikte Ruse’den hareket edince Ruse-Byala yolu, meydana gelen kazaların da etkisiyle uzun araç kuyruklarının oluşmasına neden oldu. Davut İbrahim, her yıl kısa süre ile kar yağışı olduğunu, fakat bu yılki kışın hem daha şiddetli ve soğuk, hem de daha uzun süre olduğunu aktarıyor. İbrahim, kış mevsimi hakkında “Buna benzer bir kışı ben 20 yıl önce hatırlıyorum. İki hafta boyunca yerler don olmuş, biz de elektriksiz kalmıştık. Sibirya soğukları şimdi de kendini gösterdi, ama daha çabuk gidebiliyor. Eskiden evden dışarı çıkmak için tünel kazardık, şimdi temizleme makinaları yolları açıyor. Evdeki yaşlılar soğukların başından beri dışarı çıkmıyor. Çok şükür ekmek çıkıyor, fırından alabiliyoruz.” diye bahsediyor. Hayvanlara gıda temini için saman balyalarını satan kişiler, şimdi uzun kışın etkisinde kalarak balya satın almak zorunda kalınca, bir kez daha “Sakla samanı gelir zamanı” atasözünü hatırladı. İnsanların odun stoklama alışkanlığından dolayı şimdilik bu konuda sorun bulunmuyor. Halkın yazın gelişi ve tarım işlerinin başlaması ile ilgili kasım ayından geçen günler dikkate alınarak şu ifadeler kullanılıyor: 100-Suda yüz veya sabanı düz, 110-Tarlaya kon, 150-Yaz belli. Meteoroloji uzmanları şubat ayı için kar ve bulutlu havaların hakim olduğu bir hava tahmininde bulunuyor.Kaynak:Zaman Gazetesi/Bulgaristan</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Avrupa Birliği Bulgaristan\'a Tarım Yardımını Durdurabilir. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Mon, 08 Feb 2010 20:56:13 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=304</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=304</link>
<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:56:13 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Avrupa Komisyonu, tarım yardımlarının verildiği prosedürleri yenilemesi için Bulgaristan’a uyarıda bulundu. Bunun için iki ay süre veren Komisyon, aksi halde 2013 yılına kadar öngörülen 3,2 milyar Euro’luk tarım yardımlarını durdurabilecek. Komisyon ayrıca, tarım alanında yaşanan diğer eksikliklere de dikkat çekti.  Avrupa Komisyonu, tarım için 2013 yılına kadar verilecek yardımlar için prosedürlerin yeniden yazılmasını istedi. Bulgaristan’ın şirketlere sunduğu yardım şartlarında eksik noktalar bulan Avrupa Komisyonu bunun düzeltilmesi için 2 ay süre tanıdı. Aksi halde, 2013 yılına kadar AB’nin öngördüğü 3,2 milyar Euro’luk tüm tarım yardımları durdurulabilecek. Sorunun SAPARD programında ‘Kırsal Kesimlerin Kalkındırılması’ programı prosedürlerinde yer aldığı belirtildi. Bu program çerçevesince verilecek yardımların onaylanma prosedürlerinin belirlenmesi için iki ay süre tanındı.  1Prosedürlerin yeniden düzenlenmesi için acil olarak bir çalışma grubu oluşturuldu. Bu sorunun önceki hükümetten kaldığını belirten Tarım Bakanı Miroslav Naydenov, bunun sarı kartla oyuna başlamak gibi bir durum olduğunu ve yapılan düzenlemelere rağmen yardımlardan bazılarının yine de durdurulma ihtimali bulunduğunu söyledi.   Bulgaristan’ın ayrıca, ek garanti sağlayarak, yardım almaya hakkı olmayan şirketlerin, AB yardımlarından yararlanmasının önüne geçmek için ek garanti sağlaması bekleniyor. Avrupa Komisyonu, tarım alanında yaşanan diğer bir sıkıntının da, aynı kişinin sahibi olduğu şirketlerin aynı alanda tüm şirketlerden yardım almasının önüne geçilmesi olduğunu vurguladı. Tarım aletleri yardımlarında da önlemler alınmasını isteyen Komisyon, tarım aleti satın alımı yardımları sırasında üç farklı üreticiden aynı alet için teklif alınmasını istiyor. Bu nedenle Tarım Fonu, tarım aleti ithal eden 80 şirket ile pazar fiyatlarını belirlemek için işbirliği memorandumu imzaladı. AP, Tarım fonunun gelecekte Brüksel yardımları ile traktör almak isteyen herkesin kaç dekar arazi işlediğini kontrol etmesi gerektiğini vurguladı. AP uzmanları, 20 dekar arazisi olan birinin kullanmak için 15. traktörü almasının çok garip olacağını belirtiyor.  AB yardımlarından yararlanan veya bu şirketlerle ilişiği bulunan şirketlerin durumları da değiştirilecek. Bunlara verilecek yardımlar, program için belirtilen en yüksek yardım miktarını aşamayacak.  Kırsal Kesimlerin Kalkındırılması programınca 9 bin proje onaylandı. Ancak, onay prosedürlerinin Brüksel’de sona ermesinden dolayı yeni düzenleme paraların geri çevirmesini gerektirmeyecek. Ancak 3 bin proje mevcut düzenlemelerin değişmesini bekleyecek.  Yardımların durdurulması için gerekçe yok  Tarım Bakanı Miroslav Naydenov, ‘Kırsal Kesimlerin Kalkındırması’ programınca verilecek yardımların kesilmesi için reel sebep bulunmadığını söyledi. AP’den Nisan 2008 ile Temmuz 2009 tarihlerini kapsayan uyarı mektubunun olduğunu belirten Bakan Naydenov, yeni yönetim geldikten sonra sorunun halledilmesine başlandığını belirtti. Yeni düzenleme için Aralık 2009’dan itibaren çalışıldığını aktaran Bakan, AP’nin iki aylık süre tanıdığını ve bu süreye uyulacağını aktardı.Kaynak:Zaman Gazetesi/Bulgaristan</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan Karakışa Teslim (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Mon, 08 Feb 2010 20:53:26 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=303</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=303</link>
<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:53:26 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Yoğun kar yağışı yüzünden özellikle yüksek kesimlerdeki bazı yerleşim merkezleriyle bağlantı kesilirken, ülkenin kuzey bölgelerinde kar kalınlığının bir metreye kadar ulaştığı bildirildi.   Bulgaristan Karayolları Genel Müdürlüğü, yoğun kar yağışı yüzünden otoyollar dışındaki şehirler arası yolların büyük bir bölümünün yer yer trafiğe kapandığını açıkladı. Karayolları ekipleri, kapalı yolların açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürürken, vatandaşlara mecbur kalmadıkça şehirler arası yollara çıkmamaları çağrısı yapıldı.   Yoğun kar yağışı, başkent Sofya'da da şehir içi trafiğini adeta felç etti. Şehir merkezinde kar kalınlığı 35 santimetreyi geçerken sokakların büyük bölümü trafiğe kapandı. Ana caddelerdeyse trafik güçlükle sağlanıyor.   Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandıkova, ana caddelerin trafiğe açık tutulabilmesi için kar temizleme araçlarının aralıksız hizmet verdiğini, ancak karla mücadelede henüz bekledikleri başarıyı sağlayamadıklarını söyledi. Fandıkova, özel araç sahiplerine trafiğe çıkmamaları ve toplu taşıma araçlarını kullanmaları çağrısında bulundu. Fandıkova, kar temizleme çalışmalarının rahat yapılabilmesi için gerekirse şehir merkezini tamamen trafiğe kapatabilecekleri açıkladı.   Sofya'da yoğun kar yağışı yüzünden bazı hatlarda tramvay ve troleybüs seferleri de yapılamıyor.   Bulgaristan Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, soğuk ve yağışlı hava dalgasının hafta sonuna kadar etkili olacağı bildirildi.   TÜRK OTOBÜSÜ, KAR NEDENİYLE BULGARİSTAN'DA MAHSUR KALDI  İstanbul'dan Bükreş'e 22 yolcu taşıyan Toros Turizm'e ait otobüs, Kazanlık şehri yakınındaki Gurkovo kasabasına 10 kilometre kala kayarak yoldan çıktı. Çağrılan yardım ekibi yoğun kar nedeniyle olay yerine ulaşamadı. Otobüs, dün akşamdan beri Gurkovo yakınlarında bekliyor.   Bükreş merkezli Toros şirketi yetkilileri, kurtarma ekiplerinin otobüse müdahale etmediğini öne sürerek, Bulgar makamlarını suçladı. Toros Turizm yetkililer, "Bizim yardıma gönderdiğimiz ekibi de Giurgiu polisi yolların kapalı olduğunu gerekçe göstererek geri çevirdi. Yolcularımız araçta bekliyor." bilgisini verdi.   Otobüste bulunan çocuklu bir Türk ailenin ise, jandarma tarafından Kazanlık polis karakoluna götürülerek koruma altına alındığı öğrenildi.                                                                                                            						</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>VMRO\'dan Türkiye Karşıtı Kampanya (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 06 Feb 2010 00:11:28 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=302</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=302</link>
<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 00:11:28 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan’da milliyetçi politikasıyla tanınan VMRO adlı parti, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda referandum yapılması için imza kampanyası başlatacağını açıkladı.  VMRO Genel Başkan Yardımcısı Kostadin Kostadinov, nisan başında başlayacak ve üç ay sürecek kampanya kapsamında, partinin parlamentodan referandum talebinde bulunabilmek için 200 bin imza toplamayı planladığını bildirdi.  Bulgaristan vatandaşlarının yüzde 90’ının Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olduğunu iddia eden Kostadinov, "Türkiye’nin AB’ye üye olması Bulgaristan’ın milli çıkarlarına aykırıdır" dedi.  70 milyon nüfusu olan Türkiye’nin NATO’da büyük bir orduya ve dünyada en güçlü ekonomilerinden birine sahip olduğunu belirten Kostadinov, "Türkiye’nin tüm komşuları olası AB üyeliğinden rahatsızlık duyuyorsa bizim de endişeli olmamız normaldir" diye konuştu.  VMRO, ülkede 7 Temmuz 2009 tarihinde yapılan son genel seçimde yüzde 4’lük barajı aşamayarak parlamento dışında kalmıştı.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Milletvekilleri Osmanlı\'nın Sözde Yapmış Olduğu Katliamı Taslak Kanun Tasarısını Reddetti. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 05 Feb 2010 20:41:49 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=301</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=301</link>
<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 20:41:49 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>İnsan Hakları, Din, Şikâyet ve Dilekçeler Komisyon üyesi milletvekilleri Volen Siderov ve bir grup milletvekili tarafından getirilen ve Osmanlı İmparatorluğu’nun (1396-1913 yılları arasında) sözde yapmış olduğu Bulgar Katliamını kınama taslak kanun tasarısı önerisini reddetti. Dışişleri Bakanlığından alınan görüşe göre, bugüne kadar Osmanlı İmparatorluğunda sözde Bulgarlar üzerine uygulanan kıyımın kınamasıyla ilgili ne ikili ne de çoklu plan çerçevesinde dile getirilmemiş. Hatta devlet kurumunun sunmuş olduğu bilgiye göre Ermenistan (hariç) Orta çağıda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisindeki halklara karşı yürütülen siyasetin benzer bir bilginin ellerinde olmadığını bildirmişlerdir. Aynı komisyon üyesi milletvekilleri “Ataka” tarafından sunulan iki öneriyi daha reddetti - Türkiye Cumhuriyeti’nin Anadolu ve Trakya Bulgarlarına tazminat ödeme talepli taslak kanun tasarısı ve de Osmanlı İmparatorluğu’nun 1915-1922 yılları arasında Ermenilere uyguladığı sözde kıyım taslak kanun tasarısı. “Ataka” Meclis grubu başkan yardımcısı Stanislav Stanilov milletvekillerin kararına karşı çıktı. “Sonuç olarak “Ataka” gökten düşmüş değil, Millet meclisinde o 20 milletvekilinin isteğiyle değildir. O seçmenler tarafından gönderilmiştir. 300 000 &ndash; 400 000 kişi bu düşüncelerin araksındadır, bu sorular kamunun gündeminde durmaktadırlar” diye söyledi.  ATAKA’NIN TAZMİNAT İSTEMİYLE İLGİLİ YASATASARISI KOMİSYONDA REDEDİLDİ   Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ve Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) grupları sert bir şekilde Bulgaristan Millet Meclisinde kabul edilmesi istenilen Türkiye Cumhuriyeti’nin Anadolu ve Trakya Bulgarlarına tazminat ödeme talepli taslak kanunun tasarısına karşı çıktılar.  Böyle bir kararın kabulü önerisi aşırı milliyetçi ATAKA partisi Başkanı Volen Siderov ve bir grup milletvekili tarafından yapıldı. Bulgaristan için Koalisyon Milletvekili Aleksandır Radoslavov, “Papa’dan büyük aziz olmaya çalışmayın” çağrısı yaptı. HÖH Milletvekili Ünal Lütfi’ye göre Trakya Mültecileri tazmin edilmesi 1925 yılında imzalanan Ankara Anlaşmasına göre yapılmalıdır. Bu soruna adil ve dengeli çözüm bulmak o kadar kolay değil kanısını düşünmektedir.   Ünal Lütfi “Millet Meclisi tarafından kabul edilen kararlar kanun hükmündedir ve mecburiyet getirmektedir. Bundan dolayı karma Bulgar ve Türk komisyonunu bırakalım da yavaş ve sürekli ve etkili bir biçimde bu sorunda çözüme ulaşsınlar” diyerek arkadaşlarına seslemdi. “Eğer acele edersek, gerçekten de Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ikili ilişkiler bozulabilir. Bizler Türkiye ile NATO’da da ortağız ve aramızda çözemeyeceğimiz hiçbir önemli siyasi sorun yoktur. Millet Meclisi tarafından aceleye getirilmiş böyle bir karar bırakın siz herhangi bir yarar getirmenin öte yanında olası olarak Bulgaristan ile Türkiye arasında ilişkilerin bozulmasına da neden olabilir” diye ekledi Ünal Lütvi. Mavi Koalisyonlu Komisyon Başkanı Yordan Bakalov’a göre “Ataka’nın” isteğinde sakıncalı bir durum yok.Kaynak:Kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Kur\'an-ı Kerim\'le 60 bin hastayı tedavi ettiler.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 04 Feb 2010 13:46:55 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=300</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=300</link>
<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 13:46:55 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin başkenti Grozni'de psikolojik rahatsızlığı olanlara ücretsiz hizmet veren tıp merkezinde on binlerce hastanın Kur'an-ı Kerim okunarak tedavi edildi.. Çeçenistan Devlet Başkanlığının internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, geçen yıl açılan tıp merkezinin birinci yıl dönümünde yaptığı konuşmada, "İslam Tıp Merkezi açıldığı günden beri 60 bin hastayı tedavi etti. Merkezi ziyaret edenlerin büyük çoğunluğunun tedavilerine geleneksel olmayan yöntemlerle, kutsal Kur'an-Kerim okunarak yardımcı olundu" dedi. İslam Tıp Merkezi Başkanı Davud Selmurzayev'e Çeçenistan'ın ilk Devlet Başkanı Ahmed Kadirov'un adına verilen nişanı takan Kadirov, "Bu merkez sadece cumhuriyetimizdeki insanlar için değil, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu'ndaki diğer Müslümanlar arasında da oldukça popüler" dedi. Kadirov, tıp merkezinin 26 çalışanına da değişik ödüller verdi.     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>DSÖ: Domuz gribi korku kampanyasıydı (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 04 Feb 2010 13:43:43 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=299</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=299</link>
<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 13:43:43 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Dünya Sağlık Örgütü'nün direktifleri doğrultusunda tüm dünyada gerçekleşen aşı kampanyaları ve milyarlarca dolara varan aşı ve ilaç stoklarına rağmen "Yanlış yapıyorsunuz" diyen bazı bilim adamları ilk aylarda tepkiyle karşılanıyordu. Ancak son dönemde hastalığın neredeyse tamamen ortadan kaybolması ve ölüm vakalarının normal gripten ölümlerin bile kat kat altında kalması saygın bilim adamlarının da yavaş yavaş "domuz gribi abartıydı" diyen bu uzmanların yanına katılmasına sebep oldu. İlk olarak Harvard Üniversitesi uzmanlarının araştırması, domuz gribinin mevsimsel gripten farkının bulunmadığını, öldürme riskinin daha düşük olduğunu ve aşılama kampanyalarının gereksiz olduğunu ortaya çıkardı. İddialar üzerine domuz gribini "yüzyılın en büyük tıp skandalı" olarak tanımlayan Avrupa Konseyi Aile ve Sağlık Komisyonu Başkanı Wolfgang Wodarg, geçen ay AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile Karabük Milletvekili Mustafa Ünal'ın da yer aldığı 14 Avrupa milletvekiliyle birlikte Avrupa Konseyi'ne "Domuz gribi sahte bir salgın mıydı, araştırılsın" başlıklı bir araştırma önergesi verdi. WHO da çark etti Önergenin kabul edilmesinin ardından önceki gün domuz gribi oturumunda ifade veren Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) hastalıkların sıklık ve yayılma düzenini inceleyen epidemioloji birimi direktörü Profesör Ulrich Keil, "Domuz gribi salgını ilaç üreticilerinin kârlarını artırmak için bu şirketlerle ortak olarak üretilen bir korku kampanyasıydı" diye konuştu. WHO grip direktörü Keiji Fukuda ise "Domuz gribi konusunda karar alan bilim adamlarımızın ilaç şirketleriyle herhangi bir çıkar anlaşmaları bulunmamaktadır" diye örgütü savundu. WHO'da kalp hastalıkları konusunda bir numaralı uzman olarak kabul edilen Profesör Keil, Avrupa Konseyi'ndeki ifadesinde şu sözleri kullandı: "WHO, SARS ve kuş giribi konusunda da tüm tahminlerinde yanıldı. Kamu sağlığını ilgilendiren onca şey varken domuz gribi konusunda halkta büyük bir panik yaşanmasına sebep olduk ve bu tamamen abartılmış bir korkuydu. WHO'nun kararları ülkelerin sağlık bütçelerine çok büyük yük getirdi. İnsanların ölümüne sebep olan en önemli etkenlerin hipertansiyon, sigara, yüksek kolesterol, obezite, egzersiz yapmama, sebze ve meyve tüketiminin azlığı olduğunu çok iyi biliyoruz. Hükümetler, WHO'nun tavsiyesi doğrultusunda bu alanlara yatırım yapmaları gerekirken küresel bir salgın yaşanması yönündeki deliller çok zayıf olmasına rağmen domuz gribine yatırım yapmak zorunda bırakıldı." WHO Başkanı yine savundu Avrupa Konseyi'ne WHO'nun savunmasını gönderen Dünya Sağlık Örgütü Grip direktörü Fukuda, "Domuz gribi konusunda karar alan bilim adamlarımızın ilaç şirketleriyle herhangi bir çıkar anlaşmaları bulunmamaktadır. Aldığımız kararlarda hiçbir ilaç şirketinin etkisinin olmadığını bir kez daha çok açık ve net bir şekilde ifade ediyorum" dedi. DÜNYADA 14 BİN 286 TÜRKİYE'DE 627 KURBAN WHO verilerine göre dünya genelinde domuz gribinden ölenlerin sayısı 14 bin 286. Bu rakam sadece ABD'de bir yıl içinde normal gripten ölenlerin sayısının 3'te biri. Domuz gribine en çok kurban veren ülkelerin başında ABD, Brezilya, Hindistan, Meksika ve Çin geliyor. Türkiye'de ise 627 kişi hayatını kaybetti. "Domuz gribi abartıldı" diyen Harvard uzmanlarının ardından Dünya Sağlık Örgütü'nden de bu yönde bir itiraf geldi. Prof. Keil, "Domuz gribi abartılmış bir korku kampanyasından başka bir şey değildi" dedi. 'Salgın' tanımı değiştirildi WHO, Nisan 2009'da bilim adamlarının tavsiyesiyle tüm dünyada hükümetlerin referans aldığı "pandemi" (salgın) tanımını değiştirdi. Eski tanımda WHO'nun bir hastalığı pandemi olarak ilan edebilmesi için yeni bir virüsün ortaya çıkması, hızla yayılması, insanların bu hastalığa bağışıklığının bulunmaması, yüksek ölüm oranına sahip olması ve bulaşma oranının yüksek olması gerekiyordu. Ancak Nisan ayında alınan kararla WHO, bu son iki şarttan vazgeçti ve ölüm oranı yüksek olmayan domuz gribi hastalığı bir anda pandemi tanımının içinde kendine yer bulmuş oldu. İlk domuz gribi vakası 14 Mart 2009 tarihinde Meksika'da belirlenmişti.     Kaynak:Gazete Vatan</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Uluslararası Balkanlar\'da Türk Sempozyumu Düzenlenecek. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Mon, 01 Feb 2010 20:34:47 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=298</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=298</link>
<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 20:34:47 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>T.C. Celal Bayar Üniversitesi Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından “Uluslararası Balkanlar’da Türk Varlığı Sempozyumu’nun İkincisi” 13 &ndash; 15 Mayıs 2010 tarihleri arasında Türkiye’nin Manisa şehrinde düzenlenecektir. Söz konusu sempozyum ile ilgili olarak T.C. Celal Bayar Üniversitesi Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ünal ŞENEL imzası ile yayınlanmış olan duyuru metni aşağıda yer almaktadır.  T.C. CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ MANİSA YÖRESİ TÜRK TARİH VE KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ  ULUSLARARASI BALKANLARDA TÜRK VARLIĞI SEMPOZYUMU - II  (13-15 MAYIS 2010 MANİSA)   BİRİNCİ DUYURU   Merkezimiz tarafından 13-15 Mayıs 2010 tarihleri arasında Uluslararası Balkanlarda Türk Varlığı Sempozyumu’nun ikincisi düzenlenmektedir. Sempozyuma gönderilecek bildiriler Balkan Türklerinin tarihi, dil özellikleri, edebiyatı, folkloru, mimarî eserleri, müzikleri ve diğer kültür değerleriyle birlikte hukukî, ekonomik, siyasî ve sosyal statüleriyle ilgili de olabilir. Bildirilerin konu başlıkları ve özetleri 28 Şubat 2010 tarihine, bildiri metinleri ise 15 Nisan 2010 tarihine kadar aşağıda belirtilen e-posta adreslerine gönderilmelidir. Sempozyumun ilk iki günü bildiriler sunulacak, üçüncü günü Manisa şehrindeki tarihî ve kültürel mekânlar gezilecektir. Değerli araştırmacılarımızı şehzadeler şehri Manisa’da görmek bizleri memnun edecektir. Katılımınızı bekler, bu vesileyle saygılarımızı sunarız.                                                                                             Yrd. Doç. Dr. Ünal ŞENEL                                                                                  Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü     Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü  Not: Katılımcıların konaklama giderleri üniversitemiz tarafından karşılanacaktır.   Bildirilerin gönderileceği e-posta adresleri:                                 unalsenel@windowslive.com unal.senel@bayar.edu.tr  Tel: (+90) 505 81 80 780        (+90) 236 241 21 51 /  2636Yazan:Kenan ÖzgürAlıntı:kırcaalihaber </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Boriskov İki Günlük Türkiye Ziyaretini Tamamladı. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 31 Jan 2010 15:44:22 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=297</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=297</link>
<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 15:44:22 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Başbakan Boyko Borisov Türkiye ziyaretinin ikinci gününü İstanbul’daki gerçekleştirdiği görüşmelerle geçirdi. Sabah saatlerinde İstanbul’a giden Borisov Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde İstanbul Valisi Muammer Güler karşıladı. Ardından heyetindeki Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Tsvetan Tsvetanov, Kültür Bakanı Vejdi Raşidov ile Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fındıkova ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Saraçhanedeki belediye başkanlığı binasında görüştü. Başbakanımız için resmi tören düzenlendi. Görüşme yaklaşık bir saat sürdü ve ardından da Borisov konuk defterini imzaladı. Görüşmelerin ardından basına açıklama yapan Kadir Topbaş, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un da önceden belediye başkanlığı yapan birisi olduğu için yerel yönetimlerin iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi konusunda etkin rol oynadıklarını kendisine söylediğini kaydetti. Bulgaristan’la karşılıklı deneyim paylaşımı yapacaklarını ve prensipte anlaştıklarını ifade eden Topbaş; “Heyetlerimiz karşılıklı bu çalışmaları yürütecek. 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti münasebetiyle de bir takım aktivitelerde Sofya ile İstanbul Belediyesi olarak ilişkiler yürüyeceğiz.” dedi.   İstanbul’un kültür başkenti seçilmesinden dolayı Kadir Topbaş’ı tebrik ettiğini ifade eden Başbakan Boyko Borisov, 5 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede İstanbul’da yaptıkları alt geçit, alt yapı çalışmaları ve yol çalışmalarından dolayı kendilerini kutladıklarını söyledi. İstanbul’da görüp hayran kaldıkları bu çalışmaların bir benzerlerini de Sofya’da görmek için uzmanları Sofya’ya davet ettiklerini belirten Boyko Borisov şöyle devam etti: “Bizimde şuanda finansmanı hazır olan 7-8 tane altgeçidin yapılması gerekiyor. Ve İstanbul’da bu teknolojinin ne kadarda çok geliştirilmiş olduğunu gördük. Ve bu deneyim ve çalışmaların bizlerle de paylaşılmasını rica ettik.”   "Unesco Kültür Mirasına iki Aday"  İstanbul’da bulunan ve Demir Kilise diye de bilinen Bulgar Kilisesi’nin kaymasını önlemek için teknik çalışmaların yapıldığını duymaktan çok mutlu olduğunu ifade eden Boyko Borisov; “Unesco Kültür Mirası’na girmesi için Bulgaristan Filibe’de bulunan Camiyi önereceğiz. İstanbul’da Unesco Kültür Mirası’na girmesi için Demir Kilisesi’ni önerecek. Ve bu girişim dünya için iki ülke arasında yapılmış çok güzel bir örnek olacak.” dedi. Açıklamaların ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Başbakan Boyko Borisov’a Topkapı Sarayı’ndan imitasyon bir vazo, Sofya Belediye Başkanı Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandakova’ya da İstanbul Lalelerinin figürlerinin yer aldığı bir çini hediye etti.  Boyko Borisov’da Başkan Topbaş’a Panagorişteki Altın Definesinden bir testi, Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandakova da Sofya kentinin armasını hediye etti. Başkan Topbaş daha sonra Başbakanımızı ve beraberindeki heyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ni gezdirdi.  Ardından İstanbul Valiliği’ne geçen Borisov, burada Vali Güler ve tören mangası tarafından kapıda karşılandı. Valilikteki görüşme, basına kapalı olarak yapıldı. Valilik Kabul Salonu’nda bulunan Şeref Defteri’ni imzaladıktan sonra Vali Güler tarafından Başbakanımıza özel işlemeli vazo hediye edildi.  İstanbul Valiliği’ndeki ziyaretten sonra Vali Güler, Feriye Karakol Restoran’da Borisov onuruna bir yemek verdi. Ardından Başbakan Boyko Borisov, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u ve Bulgar Kilisesi'ni ziyaret etti. Borisov, beraberindeki heyetle önce Fener Rum Patrikhanesine gelerek, Patrik Bartholomeos ile bir süre görüştü. Ziyarete ilişkin bir açıklama yapan Bartholomeos, konuk Başbakan ve beraberindeki heyetin Türkiye'yi ziyaret etmesinin her iki ülke açısından da yararlı olacağını tahmin ettiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:  ''Patrikhane olarak Bulgar halkına selamlarımı ve dualarımı gönderiyorum. Patrikhane olarak Bulgar Patriği ile aramızdaki ilişkiler çok iyi devam etmektedir. Bulgaristan Başbakanı'na içerideki görüşmemizde bir ricada bulundum. Burada basın mensuplarının karşısında da bu ricamı yineliyorum. Türkiye'nin Avrupa Birliğine üye olması konusunda Bulgaristan'dan destek olmalarını istiyoruz."  Başbakan Borisov, daha sonra Bulgar Kilisesini de ziyaret etti. Ziyarette kilise hakkında bilgi aldı. Boyko Borisov ziyaretin ardından ülkemize döndü.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Razgrad \'\'Nazım Hikmet\'\' Devlet Tiyatrosu Savcılığa Şikayet Edildi. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 29 Jan 2010 21:30:53 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=296</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=296</link>
<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 21:30:53 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>“Fokus” haber ajansının geçtiği habere göre Kültür Bakanı Vejdi Raşidov “Nazım Hikmet” Devlet Müzik ve Dram Tiyatrosunu Razgrad Bölge Savcılığına şikâyet ettiği anlaşıldı. Gerekçe olarak da tiyatronun Hak ve Özgürlükler Hareketi /HÖH/ seçim kampanyasına katılmış olabileceği gösterildi.  Vekilen Bölge Savcısı konumunda bulunan Lyubomir Georgiev: “Şu anda yürütülen araştırma sonucunda tiyatrocuların klip çekimine veya HÖH partisinin herhangi başka bir seçim etkiliğine katılıp katılmadıklarını aydınlatacaktır” dedi.    Araştırmanın yapılması için gerekli olan malzemelerin savcılağa verildiği de bildiriliyor.  Birkaç ay önce Kültür Bakanı Raşidov Türk Tiyatrolarını denetlemekle tehdit etmişti. Annesinin adını taşıyan Kırcaali Kadriye Latifova Türk tiyatrosu da buna dâhil.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Kilisede ezan ve çan sesleri! (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 29 Jan 2010 21:27:28 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=295</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=295</link>
<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 21:27:28 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Almanya'nın Mainz kentinde, bir sanat etkinliği çerçevesinde Antoniuskapelle adlı küçük kiliseden, ezan ve çan sesleri birlikte yankılandı.Berlinli sanatçı Miriam Kilali, Hristiyan ve Müslümanların barış içinde yaşamaları gereğine dikkati çekmek amacıyla yaptığı ezan ve çan sesleri kaydını, kent merkezinde bulunan kilisenin hoparlörlerinden yayımladı.Almanya çapında ilk kez yapılan bu sanat etkinliği çerçevesinde ezan ve çan seslerinin bugün yerel saatle 14.00 ve 17.00'da, yarın da 10.00, 14.00 ve 17.00'da 6 dakika boyunca duyulacağı bildirildi.Kaynak:internethaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bakan Atalay Tsvetanov ile görüştü. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 29 Jan 2010 21:23:41 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=294</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=294</link>
<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 21:23:41 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description> 			İçişleri Bakanlığında gerçekleşen görüşmede konuşan Atalay, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki komşuluk ilişkilerinin gayet iyi yürüdüğünü söyledi. ''Dost ve komşu ülke'' Bulgaristan'ın Avrupa Birliği üyesi olduğuna ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecini yürüttüğüne dikkati çeken Atalay, ''Sayın Bakan'ın gelişiyle daha çok emniyet, jandarma, sahil güvenlik teşkilatları arasındaki ilişkileri biraz daha gözden geçirmiş oluyoruz. Bizim Bulgaristan ile çok konuda işbirliğimiz var ve olmak zorunda. Hem denizde hem karada komşuyuz'' diye konuştu.Bulgaristan ve Türkiye polis teşkilatları arasında özellikle uyuşturucu, insan kaçakçılığı ve terörizm ile mücadele alanlarında yakın işbirliği olduğunu anlatan Atalay, ''Bugün, bunları daha da geliştirmek için Sayın Bakan ile görüşme yapacağız'' dedi.Bulgaristan İçişleri Bakanı Tsvetanov ise iki ülke Başbakanı'nın 10 gün önce telefon ile yaptıkları görüşmenin ardından çok kısa bir zamanda bu ziyaretin planlandığını söyledi. Bulgaristan heyetinin Türkiye ziyaretinin her iki ülke için de çok yararlı olacağına inandığını dile getiren Tsvetanov, ''Bu ziyaretler ile iki halk arasında iyi bir dostluk ve işbirliğinin temelini atmış olacağız'' dedi.			 			Kaynak:internethaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Profesörden korkutan deprem tahmini (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Thu, 28 Jan 2010 23:39:01 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=293</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=293</link>
<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 23:39:01 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Depremi yüzde 85 oranında önceden tahmin eden bir sistem geliştiren sismoloji uzmanı Prof. Elhcin Khalilov, 3 yıl sonra dünyada büyük bir sismik hareketlilik yaşanacağını belirterek en riskli bölgelerin İstanbul, İzmir, San Francisco ve Los Angeles olduğunu söyledi Azerbaycanlı sismoloji profesörü Elhcin Khalilov'dan, şoke eden deprem uyarısı geldi.Khalilov, 2013-2015 yılları arasında dünyadaki sismik ve volkanik hareketliliğin zirveye ulaşacağını belirterek, dünyanın yüzde 80'inde depremler yaşanacağını savundu. Khalilov, bu kapsamda Türkiye'de İstanbul ve İzmir'in de yüksek risk altında olduğunu söyledi. Khalilov, dünyanın 16 ülkesinden uzmanların da, bir ay içinde açıklama yaparak hem BM'yi hem de dünya kamuoyunu uyaracağını kaydetti.SİSTEMİ TÜRKİYE'DE KURACAKKhalilov, kendi geliştirdiği deprem tahmin sistemi ile dünyanın dikkatini çekiyor. Khalilov, mevcut deprem cihazlarının aksine, yüzde 85 oranında depremin yer, zaman ve şiddetini bildiğini belirterek, 2000 yılına yaşanan büyük Bakü depremi ile 2008 yılında Çin'in Şicuan eyaletinde meydana gelen büyük depremi önceden bildiğini kaydetti. Khalilov, deprem tahmin sistemini Türkiye'ye de kurmak için Başbakanlık aracılığıyla Ankara'da temaslarda bulunuyor.Kaynak:internethaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Uçaklarda cep telefonu dönemi! (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 27 Jan 2010 16:15:45 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=292</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=292</link>
<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 16:15:45 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description> 			Türk Hava Yolları Genel Müdürü Temel Kotil, yeni alacakları uçaklarda cep telefonu kullanımının mümkün olacağını açıkladı.Avea ve Türk Hava Yolları yaptıkları işbirliğiyle Miles&Smiles üyesi Avea abonelerine konuştukça mil, uçtukça da kontör ve dakika kazanma fırsatı sunuyor. THY ve Avea arasındaki işbirliğine ilişkin imza töreni ve basın toplantısı bugün Atatürk Havalimanı Airport Otel’de gerçekleştirildi.Basın Toplantısında ilk olarak konuşan Avea CEO’su Erkan Akdemir, “Avea olarak abonelerimize ayrıcalıklı iletişim hizmetleri sunarken bir yandan da hayatlarına nasıl daha fazla değer katacağımıza odaklanıyoruz. Bu düşünceden yola çıkarak THY ile bir işbirliği hayata geçiriyoruz.Abonelerimiz cep telefonu faturalarının miktarı doğrultusunda bonus mil kazanırken, Miles&Smiles üyeleri de milleriyle kontör, dakika ; alabiliyorlar. Abonelerimize böyle bir ayrıcalık sunmaktan heyecan duyuyoruz.Önümüzdeki dönemde Türk Hava Yolları gibi ülkemizin önemli kurumları ile farklı işbirlikleri geliştirmeye ve sunduğumuz kampanyalarla fark yaratmaya devam edeceğiz" dedi.Yapılan işbirliği ile ilgili açıklama yapan Türk Hava Yolları A.O. Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Temel Kotil ise, Türk Hava Yolları’nın 2 milyona yakın Miles&Smiles üyesi bulunduğunu, bu üyelerin sayısının her yıl arttığını belirterek,“AVEA abonesi olan Miles&Smiles üyeleri faturalarına yansıyan ücret karşılığı bonus mil kazanıp, bu millerini ödül bilet olarak Türk Hava Yolları, AnadoluJet, Jetairways ve Star Alliance üyesi havayollarında kullanabilecekler ve milleriyle kontör veya dakika alabilecekler. Avea’yı da diğer büyük program ortaklarımız arasına kattığımız için büyük heyecan duyuyoruz. Üyelerimize, millerini kullanabilmeleri için çeşitli alternatifler sunarak, farklı s ektörlerden yapacağımız işbirlikleri ile, Miles&Smiles’ın hizmet kalitesini artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.YENİ UÇAKLARDA TV VE CEP TELEFONU Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Kotil, 2010 yılı yolcu hedefleri için "2010 yılında 30 milyon yolcu hedefliyoruz.2009’u hedefimiz 27 milyondu ama 25 milyonda kaldı. 9 aylık sonuçlara göre 2009’u iyi kapadık" dedi.Uçaklarda cep telefonu kullanımına ilişkin bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Kotil yeni gelecek uçaklarda bunun mümkün olacağını belirterek şöyle konuştu: "Sipariş verdiğimiz 12 tane Boeing 777 tipi uçaklar Ekim itibariyle geliyorlar. En yeni teknoloji ile getireceğiz. Uçak içinde Panasonic’in geliştirdiği sistemi satın aldık. Amacımız Seatle’dan uçarken uçakta cep telefonu ve bilgisayarı kullanma imkanı verelim istiyoruz. Bunun akabinde diğer uçaklara da bu sistemi koyacağız fakat yeni teknoloji olduğu için gecikmeli geliyor tabi ki. Canlı TV çok rağbet görüyor. ABD'de bazı hatlarda var. Özellikle onu çok amaçlıyoruz. Bildiğiniz kanalları istediğiniz gibi seyredebileceksiniz."FLİGHT MODE’A RAĞMEN TEDBİR İÇİN CEP TELEFONLARI KAPALI KALMALIUçaklarda cep telefonu kullanımına ve bazı cep telefonlarında flight mode(uçuş modu) olmasına rağmen neden kullanılamadığına ilişkin olarak sorulan bir soru için de Kotil şunları söyledi: "Uçuş emniyetli ekseniyle değerlendirmek zorundayız.Dünyada bazı havayolları telefonu her şekilde kapalı tuttuğunu görüyoruz.Bunlar marka havayolları.Bazı havayolları flight moduna izin veriyor.Flight mode’un kendisi emniyetli .Yalnızca kalkış ve inişte kesin olarak hiçbir elektronik aracın kullanılmaması gerekiyor.Düz uçuşta emniyetli.Ama THY ve bazı firmalar bu moda izin vermiyor.Bu bir tedbirdir.. Yolcu olarak sizleri üzüyoruz ama uçaklar cep telefonuna uygun hale getirilirse açmanın bir mahsuru yok.Anten olmayınca cep teleonu yüzlerce kat enerji yayıyor.Biz hala kullanmama görüşündeyiz."Kaynak:internethaber			 			changeTarget(document.getElementById("news_content")) 					 		</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Selimiye Camii ve Külliyesi UNESCO Dünya Mirası Adaylığı Yolunda. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 27 Jan 2010 15:41:29 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=291</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=291</link>
<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 15:41:29 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Edirne Belediye Başkanlığının 2006 yılında başlattığı dünyaca ünlü Mimar Sinan’ın, “Ustalık Eserim” diye tanımladığı ve Selimiye Camii’nin, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınması için geniş kapsamlı bir adaylık başvuru dosyası tamamlandı.  UNESCO’nun Dünya Mirası Uygulama Rehberi’ne göre hazırlanan başvuru dosyası 18 Ocak 2010 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. Edirne Belediyesi’nin AB ve Uluslararası İlişkiler Bürosu tarafından hazırlanan Dünya Mirası Adaylık Dosyası ekleriyle birlikte, değerlendirilmeye alınabilmesi için 1 Şubat 2010 tarihinde Fransa’nın Paris şehrinde olan UNESCO Dünya Miras Merkezi’nde olacak şekilde Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilecektir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nin geçici listesi’nde yer alan Selimiye Camii ve Külliyesi, asıl listede yer almak üzere UNESCO’ya 1997 yılından beri Türkiye’den gönderilen iki dosyanın arasında yer almaktadır. Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alması amacıyla UNESCO’nun Dünya Mirası Uygulama Rehberi’ne göre hazırlanan adaylık dosyası için, ulusal ve uluslararası arşivler taranmıştır.  Bu çalışma esnasında Selimiye Camii ve Külliyesi ve Edirne tarihsel ve ticaret alanlarından oluşan tampon bölgeyi kapsayan alanda, her türlü veri toplama çalışması yapıldı. Bu çalışmalar kapsamında yaklaşık 300’e yakın Türkçe ve yabancı dilde kaynakta araştırma yapıldı, bunlardan 123 adedi de çalışmada kaynak olarak kullanıldı. Kitapların yanı sıra izin alınmak kaydıyla Türk ve yabancı araştırmacı, kolleksiyoner ve fotoğrafçıdan 150 adet fotoğraf, kartpostal ve resim kullanıldı. Bir o kadar sayıda da arşivleme yapıldı. Bu kaynaklar Belediyemizce arşivlenmiş, ayrıca dosya ekinde UNESCO Genel Merkezi’ne gönderilmiştir.  Bu belgelerin yanı sıra söz konusu alanla alakalı 64 adet çeşitli ölçeklerde harita, adaylık dosyasında yer aldı. Belediyemiz bünyesinde mevcut olan ve TREDAŞ, GAZDAŞ doğalgaz firmasından alınan haritaların yanı sıra UNESCO ekibince de yeni haritalar oluşturuldu. Örn; alanla ilgili yükselti analizi paftası, kullanım alanları analizi paftası, mülkiyet analizi paftası, Selimiye Camii ve çevresinde yer alan ağaçlara ait paftalar gibi&hellip; Ayrıca dijital ortama da aktarılmış tüm bu belge ve bilgiler Belediyemizce oluşturulacak olan UNESCO Merkezi’nde tüm ilgililere erişim amacıyla açık olacaktır.   Edirne Belediyesi tarafından 16-17 Kasım 2009 tarihlerinde Selimiye Camii ve Külliyesi çalışmasının da yer aldığı uluslar arası bir sempozyum da gerçekleşti. Türkiye ile birlikte 10 ülkeden 40’ı aşkın bilim adamının katılımıyla bilimsel anlamda düzenlenen, UNESCO’ya bağlı “ICOMOS-CIVVIH’ın (Uluslararası Anıtlar Ve Sitler Konseyi - Uluslararası Tarihi Kentler ve Küçük Yerleşmeler Komitesi)Akdeniz Dünya Miras Şehirlerinde Yönetim Planı çalışmaları başlığı ile bu çalışma uluslararası boyuta taşındı.   Şehrimizin en önemli simgelerinden olan Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınması çalışmasının danışmanlığını Prof. Dr. Nevzat İLHAN yürüttü. Çalışmanın diğer önemli ayağı olan “alan yönetimi” çalışmasının başkanlığını Başkan Yardımcısı Namık Kemal DÖLENEKEN yürütmektedir. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan AB ve Uluslararası İlişkiler Bürosu çalışanları bu önemli çalışmayı gerçekleştirmiştir. Büro çalışanları, Büro sorumlusu Şef Mesude Şenol, Sanat Tarihçi Işılay Yıldırım, Alan Yönetim Uzmanı Yaşagül Ekinci, tarihçi Özlem Uçar, Bilgisayar Teknikeri-Grafiker Altay Mocan, Harita Teknikeri Berk Çakır ve tercüman Hikmet Çavuşoğlu’ndan oluşmaktadır.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Boyko Borisov Türkiye\'yi Ziyaret Edecek. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 26 Jan 2010 17:31:32 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=290</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=290</link>
<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 17:31:32 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak 29-30 Ocak tarihleri arasında Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunacak. Başbakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’deki görüşmelerde Bulgaristan ile mevcut dostane ilişkilerin tüm yönleriyle ele alınacağı, ayrıca bölgesel ve uluslararası konularda kapsamlı görüş alışverişinde bulunulacağı belirtildi. Bulgaristan Başbakanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da kabul edilecek, ayrıca İstanbul’da Valilik, Belediye Başkanlığı ve iş çevreleriyle de temaslar gerçekleştirecek.Kaynak:kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Nihayet Beklenen Kar Geldi (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sat, 23 Jan 2010 22:00:40 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=289</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=289</link>
<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 22:00:40 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Avrupa’dan gelen soğuk ve kar yağışı Güneydoğu Bulgaristan’da da başladı. Günlerdir Bulgaristan’ın Doğu ve Kuzey kısımlarını etki altına alan beyaz örtü Cuma günü öğlenden sonra da Kırcaali ilinin tüm bölgelerinde yavaş yavaş gücünü göstermeye başladı. Momçilgrad (Mestan’lı) ilçesinde hayat kış koşullarına göre normal bir şekilde devam etmektedir. Şehir içinde ara sokaklar dâhil tüm yollar ulaşıma açık ve temizlikçi şirketin arabaları sürekli yolları temizlemekte ve oluşan buzlanmalara karşı kum, tuz ve solüsyon kullanılmaktadır. Sivil savunmadan ve belediye yetkililerinden alınan bilgiler doğrultusunda herhangi bir köyde elektrik kesintisi yoktur ve köylere giden yolların çoğu açık veya şu sıralarda açılmakta ve günlük ekmek ve erzak tedariki zamanında oralara yapılmakta. Raven (Cumayanı) merkez köyüne bağlı Bivolyane (Mandacılar) ve Çobanka (Durgutlar) köylerine giden yollar bugün öğlen saatlerine doğru hem bölgenin coğrafi açısından yer yer iki metreyi aşan kar yığılmalarından dolayı hem de temizlikle sorumlu şirket arabalarının arızalanması sebebiyle açılamamıştı. Bazı bölgelerde sıcaklık -10 dereceyi buldu ve ortalama sıcaklık da -4 derece hissedilecek. Meteorolojiden alınan bilgilere göre yağış ve soğuk hava bir hafta sürecektir. Soğuğun engelleyemedi durumlar da mevcut, çocuk sesleri dışarıyı inletmekte hem hafta sonu olması nedeniyle hem de ilk yarı karnelerinin alınması sebebiyle çocuklar kartopu, kayak ve kızak yapmaktalar.Kaynak:Kırcaalihaber </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>ABD ve Çin\'in Siber Kavgası Büyüyor. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Fri, 22 Jan 2010 21:05:18 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=288</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=288</link>
<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 21:05:18 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "internet ortamında saldırılar düzenleyen kişi veya ülkelerin, bu yaptıklarının sonuçlarına katlanacağını" söyledi. Clinton,ülkede Google'a yönelik siber saldırıların da derhal soruşturulmasını talep etti.   Washington'da internette ifade özgürlüğü konulu toplantıda konuşan Clinton, Çin, Tunus ve Özbekistan'ın sanal alemde sansürü tırmandırdıkları suçlamasında bulundu.   ABD'nin "internetin beşiği" olduğuna işaret eden Clinton, internet ağının düzgün çalışmasında "sorumluluğun" ABD'nin omuzlarında olduğunu belirtti.Kaynak:iyibilgi   "İnternet günlükleri, e-postalar ve yazılı mesajlar, fikir alışverişi yapılan yepyeni alanlar yaratırken, sansürün de hedefi haline geldiler" diyen Clinton, "Bu yeni dünyada bir ülkenin internet şebekesine yönelik saldırı, hepimizi hedef almış demektir. Dolayısıyla devletler için yeni davranış kuralları belirlenebilir" ifadesini kullandı.   Dışişleri Bakanı Clinton, sansürcü kişi ve ülkeleri de sert şekilde uyararak, "sonuçlarına katlanır, uluslararası camia tarafından kınanırlar" dedi.   ÇİN: "SÖZDE İNTERNET ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KULLANMAYIN!"Cliton'ın açıklamarına Çin'in yanıtı gecikmedi. Hillary Clinton'ın internet özgürlüğü ile ilgili olarak kendilerine yönelik suçlamalarının ikili ilişkilere zarar verebileceğini belirten Çin hükümeti açıklamayı kınadı.   Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Zhaoxu, "ABD Çin'in internet yönetimi politikalarını eleştirdi ve Çin'in internet özgürlüğünü kısıtladığını ima etti. Bu, gerçeklerle çelişiyor ve Çin-ABD ilişkilerine zarar verici" dedi.   Sözcü, Çin Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, "ABD'yi gerçeklere saygı göstermeye ve Çin'e karşı temelsiz suçlamalar yapmak için sözde internet özgürlüğünü kullanmaya son vermeye çağırıyoruz" ifadesini kullandı.   Sözcü, internet konusundaki tartışmanın iki ülke arasındaki işbirliğinin önüne geçmesini istemediklerini belirterek, "iki tarafın da aralarındaki ayrılıkları ve hassas konuları uygun biçimde ele almaları, Çin-ABD ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı gelişimini korumaları gerektiğini" kaydetti.   HERŞEY GOOGLE'LA BAŞLADIİnternetin Amerikalı devi Google, sansürü ve "siber saldırıları" protesto için Çin'deki faaliyetlerine son verme tehdidinde bulunmuştu. Google'ın dünyadaki en yakın rakibi Yahoo da firmaya destek çıkmış, "internette ifade özgürlüğünün ihlaline hepimiz karşı koymalıyız" açıklaması yapmıştı.   En son bu hafta başında uluslararası Sınır Tanımanayan Muhabirler örgütü de, ülkedeki yerli ve yabancı gazetecilere yönelik sansür ve siber saldırı uygulamaları yüzünden Pekin yönetimini sert dille eleştirdi ve açıklama talep etti.   Çin, 360 milyon kişiyle dünyada en çok internet kullanıcısı bulunan ülke konumunda. Henüz gelişme aşamasındaki arama motoru sektörü bile tek başına 2009'da 1 milyar dolar ciro yaptı.   Clinton'ın çevrimiçi olarak yayınlanacak konuşmasını ve soru cevap seansını canlı izlemek istiyorsanız bu adresi ziyaret ediniz.</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Rusya: Lenin\'in toprağa vermeyeceğiz (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 20 Jan 2010 22:40:53 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=287</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=287</link>
<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 22:40:53 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Rusya Devlet Başkanlığı İdari İşler Müdürü Vladimir Kojin, Bolşevik devrimi lideri ve eski SSCB'nin kurucusu Vladimir Lenin'in toprağa verilmesiyle ilgili bir planlarının olmadığını söyledi.Rus Eho Moskvı radyosuna konuşan Kremlin yetkilisi, "Lenin'in Kremlin duvarı önünde veya başka bir yerde toprağa verilmesiyle ilgili yönetimin herhangi bir resmi plan ve düşüncesi yok. Yakın zamanda da böyle bir plan söz konusu olmayacak." dedi.  Kojin daha önce de Lenin mozolesinin kapatılıp kapatılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayarak, "Lenin mozolesinin kapatılması gündemde yok. Bu konu basında sık sık gündeme getirilerek tartışılıyor. Bizim bu konuya yanıtımız çok basit: Kimse bugün Lenin mozolesinin kapatılması ve Lenin'in Kremlin duvarları önünde toprağa verilmesini planlamıyor." diye konuşmuştu.  Günümüzde Rusya toplumunun Lenin'in toprağa verilmesi konusuna sıcak bakmadığını ima eden Kojin, "Zamanı gelecek ve bu konunun ele alınması kendiliğinden ortaya çıkacak. Ama bence bugün bu konuyu tartışmaya bile açmamak lazım. Ahlaki ve siyasi açıdan bu konu günümüzün konusu değil." şeklinde yorumda bulunmuştu. (CİHAN)  </description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan-Yunanistan Sınırındaki Gerginlik Büyüyor. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Wed, 20 Jan 2010 20:52:12 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=286</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=286</link>
<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 20:52:12 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Yunanistan'da hükümetin tarım politikalarını protesto eden Yunan çiftçilerin, Bulgaristan sınırındaki gümrük kapılarını abluka altına almasıyla iki komşu ülke arasında başgösteren siyasi ve diplomatik gerginlik sürüyor. Krizin milyonlarca euro zarara uğrattığı Bulgaristan, sorunun çözümü için hükümete bağlı bir kriz masası oluşturdu. Yaklaşık dört gündür Bulgaristan sınırındaki tüm gümrük kapılarını traktör ve biçerdöverlerle abluka altında tutan Yunanistan'daki çiftçiler, bugün de eylemlerine devam etti.  Ülkenin orta ve kuzey bölgelerinde çok sayıda otobanın kapanmasına neden olan çiftçiler, Bulgaristan sınırındaki gümrük kapılarını da ablukaya aldı. KRİZDEN TÜRKİYE DE ETKİLENEBİLİR  AFP haber ajansı, bloke edilen yollar arasında Yunanistan'ı Türkiye'ye bağlayan otobanın da olduğunu belirtirken, krizden Yunanistan ile Türkiye arasındaki Evros, Kipi ve Ormenio gümrük kapılarının sabah saatleri itibarıyla etkilenmediğini bildirdi. BULGARİSTAN KRİZ MASASI OLUŞTURDU  Öte yandan Bulgaristan, Başbakan Boyko Borisov'un talimatıyla gelişmeleri yakından takip etmek ve sorunun çözümü için girişimlerde bulunmak üzere hükümete bağlı bir kriz masası oluşturuldu. Borisov, kriz masasının Bulgar nakliye şirketlerinin uğradıkları zararları kuruşu kuruşuna hesaplayacağını bildirdi. Bulgaristan Ulaştırma Bakanı Aleksandar Tzvetkov da, parlamentoda yaptığı konuşmada, Yunan çiftçilerin eylemleri yüzünden Bulgaristan'ın günlük zararının 3 milyon euro civarında olduğunu söyledi. Kriz masasında toplanan tüm tazminat taleplerinin, Yunanistan'ın dikkatine sunulmak üzere Avrupa Komisyonu'na intikal ettirileceği belirtildi. Hükümetin tarım politikasına karşı çıkan ve tarım ürünlerine verilen destek primlerinin artırılmasını isteyen Yunanistan'daki çiftçiler, 4 gündür Bulgaristan sınırındaki tüm gümrük kapılarını traktör ve biçerdöverlerle abluka altında tutuyor. Yunan çiftçiler, gümrük kapılarında yolcu araçları dışında hiçbir aracın geçişine izin vermiyor. Çiftçilerin eylemi yüzünden, Yunanistan ile Bulgaristan arasındaki sınır kapılarının her iki tarafında da TIR'lar ve diğer nakliye araçları kilometrelerce uzayan kuyruklar oluşturuyor.Kaynak:Kırcaalihaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Bulgaristan\'da \'\'Bulgar Kızılay Partisi\'\' kapatıldı.. (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Tue, 19 Jan 2010 17:38:11 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=285</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=285</link>
<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 17:38:11 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Bir parti kapatma haberi de Bulgaristan'dan geldi. Bölge Mahkemesi, bölücü gerekçesiyle bir partiyi kapattı.Ali ve Üzeyir Üzeyirov adlı iki kardeşin, Pomakların yoğun olarak yaşadığı Slavyanovo köyünde kurdukları partinin kapatılma kararının 15 günlük süre içinde herhangi bir itiraz yapılmazsa icra yetkilileri tarafından uygulanacağı bildirildi.İslamiyeti iki yıl önce kabul ettiklerini açıklayan Üzeyirov kardeşler, "Müslüman Demokrat Partisi" adı altında başka bir siyasi parti daha kurmuş, ancak söz konusu partinin yasal kaydı yapılmamıştı.Üzeyirov kardeşler, köydeki evlerinin bahçesine inşa ettikleri, üzerinde haç ve yarım ay bulunan pramit şeklindeki "Meçhul Müslüman Asker Anıtı" ile Bulgaristan'da uzun süre gündemde kalmıştı.Anıt, savcılık kararıyla belediye ekipleri tarafından yıkılmıştı.Kaynak:internethaber</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Finlandiya sigarayı tamamen yasaklıyor (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Mon, 18 Jan 2010 17:57:42 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=284</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=284</link>
<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 17:57:42 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Finlandiya hükümeti, sigarayı tamamen yasaklayan ilk ülke olmaya hazırlanıyor. Ülkede tütün ürünlerine karşı yasaların daha da sertleştirilmesi planlanıyor. Sigara yasağı için öngörülen yasalar ise hayli ağır.İlkbahara kadar yürürlüğe girmesi beklenen yeni yasa tasarısında tütün ürünlerinin raflardan tamamen kalkması, hatta insanların özel araçlarında bile, eğer araçta 18 yaşından küçük biri varsa sigara yasağı öngörülüyor. Finlandiya Dışişleri Bakanı Ilkka Oksala, yeni yasa tasarısının sigaradan kesin olarak "kurtulmayı" öngördüğünü belirterek, bunun tütün üreticilerine karşı bir savaş değil, halkın sağlığıyla ilgili bir durum olduğunu vurguladı. Tütün üreticileri hükümetin kararına karşı resmi şikayette bulunmayı düşünüyor. Bu arada, halkın sigara tiryakisi olan yüzde 20'sinin çoğunluğu da hükümetin kararını destekliyor.     Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
<item>
<title>Google, Çin\'i kızdırdı, saldırıya uğradı! (ersin)</title>
<guid isPermaLink='false'> Sun, 17 Jan 2010 20:14:56 GMT@ http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=283</guid>
<link>http://www.bgsohbet.net/index.php?ind=news&amp;op=news_show_single&amp;ide=283</link>
<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 20:14:56 GMT</pubDate>
<author>mete_748@mynet.com (ersin)</author>
<description>Amerikan yazılım devi Microsoft, Google'ın Çin'deki faaliyetlerini durdurabileceği uyarısı yapmasına neden olan Çin kaynaklı siber saldırılarda Internet Explorer tarayıcısındaki bir güvenlik açığından faydalanıldığını bildirdi.Microsoft'un güvenlik direktörü Mike Reavey bir blogda yaptığı açıklamada, Internet Explorer'ın Google ve diğer şirket ağlarına yönelik sofistike ve amaçlı saldırılarda kullanılan vektörlerden birisi olduğunu belirterek, Microsoft'un Google ve sektördeki diğer ortakların yanı sıra yetkililerle bu olayı aydınlatmak için birlikte çalışacağını kaydetti. Siber saldırıların Microsoft'un eski tarayıcısı Internet Explorer 6 (IE6) üzerinden odaklandığını belirten Reavey, kullanıcılara yazılımın güvenlik parametrelerinin düzeyini yükseğe getirmeleri tavsiyesinde bulundu. Microsoft grubunun patronu Steve Ballmer ise, CNBC kanalına yaptığı açıklamada, bu saldırıları ciddiye aldıklarını, ancak Çin pazarından çekilme niyetinde olmadıklarını söyledi. İnternet güvenliği alanında uzman McAfee'nin yetkilisi Dmitri Alperovitch de, bu saldırıların arkasında Çinlilerin olduğunu gösteren hiçbir kanıt bulunmadığını belirterek, ama bir devlet tarafından yapıldığını düşündürecek unsurlar olduğunun da  da altını çizdi. İnternet devi google, Salı günü, Çin'deki insan hakları militanlarının "Gmail" elektronik posta hesaplarını ele geçirmeyi amaçlayan Çin kaynaklı "son derece gelişmiş ve hedef gözeten" bir saldırı üzerine, bu ülkedeki faaliyetlerini durdurabileceğini açıklamıştı. Amerikalı grup, 20 şirketin daha saldırıların hedefi olduğunu olduğunu bildirdi. Yazılım editörü Adobe de eş zamanlı bir siber saldırının kurbanı olduğunu, ancak Google'a yönelik saldırıyla aynı kaynağın hedefi olup olmadığını bilemediğini açıkladı.   -ÇİN'İN AÇIKLAMASI-   Bu arada Çin, Google olayının ABD ile ticari ve ekonomik ilişkiler üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını bildirdi. Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü Yao Jian, Google'ın kararı ne olursa olsun, bunun Çin ve ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin bütününe hiçbir etkisi olmayacağını söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı dün, üst düzey bir Amerikalı yetkilinin Çinli diplomatlardan Google olayıyla ilgili açıklama istediğini bildirmişti.  Çin de gelişmelere tepki göstererek, ülkede internetin "açık" olduğunu, uluslararası internet şirketlerinin topraklarında yasalara uygun faaliyetine ev sahipliği yaptığı açıklamasında bulunmuştu.       Kaynak:AA</description>
<creativeCommons:license>http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.0/it/</creativeCommons:license>
</item>
</channel>
</rss>